Meme kanseri riskini değerlendirirken yaş, aile öyküsü, kalıtsal gen değişiklikleri, bazı hormonal etkenler ve yaşam tarzı gibi birçok unsur birlikte ele alınıyor. Özellikle BRCA1 ve BRCA2 genlerindeki bazı değişiklikler, hastalığa yakalanma riskini artırabiliyor.
Fazla kilo, fiziksel hareketsizlik ve alkol tüketimi de bazı gruplarda riskle ilişkili faktörler arasında yer alıyor. Bununla birlikte, risk faktörlerinden birinin bulunması kişinin mutlaka meme kanserine yakalanacağı anlamına gelmiyor.
Kabızlık meme kanseri riskini artırıyor mu?
Östrojenin vücuttaki metabolizması ve bağırsak yoluyla atılması, bağırsak sağlığı ile hormon dengesi arasındaki ilişkiyi gündeme getiriyor. Bu mekanizmadan hareketle kabızlığın meme kanseri riskini etkileyebileceği öne sürülse de mevcut bilimsel bulgular kesin bir neden-sonuç ilişkisi kurmak için yeterli değil.
50-76 yaş aralığındaki 28 binden fazla kadının değerlendirildiği bir araştırmada, sık kabızlık yaşayan kadınlarda meme kanseri riskinde artış yönünde bir bulgu görülse de bu artış istatistiksel açıdan anlamlı bulunmadı. Dolayısıyla kabızlığın doğrudan meme kanserine yol açtığını söylemek mümkün değil.
Kabızlık şikâyetinin uzun sürmesi veya dışkılama alışkanlığında yeni ve belirgin değişiklikler yaşanması durumunda sağlık uzmanına başvurulması öneriliyor.
Meme kanserine karşı hangi önlemler alınabilir?
Meme kanserinde erken teşhis, tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesi açısından önemli bir yer tutuyor. Kişinin yaşına, kişisel ve ailevi sağlık öyküsüne göre uygun tarama yönteminin ve kontrol sıklığının belirlenmesi gerekiyor.
Günlük yaşamda dengeli beslenmek, düzenli fiziksel aktivitede bulunmak, sağlıklı kiloyu korumak ve alkol tüketiminden kaçınmak genel sağlık açısından yarar sağlıyor. Sebze, meyve ve lif bakımından zengin besinlerin tüketilmesi de bağırsak düzenini destekleyebiliyor.
Meme kanseri taramalarında mamografi başta olmak üzere kullanılacak yöntemler, kişinin risk durumuna ve sağlık uzmanının değerlendirmesine göre belirlenmeli. Her kadın için aynı yaşta ve aynı yöntemle tarama yapılması gerektiği düşünülmemeli.
Kahramanmaraş’ta da sağlık kontrolleri ihmal edilmemeli
Meme sağlığı konusunda toplumsal farkındalığın artırılması, erken teşhis imkânlarından yararlanılması ve kişilerin doğru sağlık bilgisine ulaşması önem taşıyor. Kahramanmaraş’ta yaşayan kadınların da yaşlarına ve risk durumlarına uygun taramalar için sağlık kuruluşlarına başvurmaları, şüpheli bir belirtiyle karşılaştıklarında gecikmeden değerlendirme almaları gerekiyor.
Meme kanserinden korunmaya yönelik öneriler kişisel sağlık durumuna göre değişebileceğinden, takviye ürünleri veya özel uygulamalar konusunda doktor görüşü alınması önem taşıyor. Kabızlığın tek başına meme kanseri göstergesi olmadığı gibi, kabızlığı önlemenin de meme kanserini kesin olarak önlediği söylenemez.

