Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
AKİF ARSLAN
AKİF ARSLAN

Allah Kimseyi Sağlığıyla İmtihan Etmesin

İnsan hayatında bazı değerler vardır ki, onların kıymeti ancak kaybedildiğinde anlaşılır. Sağlık da bunların başında gelir. Günlük hayatın telaşı içinde çoğu zaman farkına varmadığımız, üzerinde düşünmediğimiz en büyük nimetlerden biri sağlıktır. Ne zaman ki bir hastane koridorunda beklemeye başlarız, ne zaman ki sevdiğimiz bir insanın hastalığıyla sınanırız, işte o zaman sağlığın ne büyük bir hazine olduğunu anlarız.
Atalarımız boşuna söylememiş: “Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.” Kanuni Sultan Süleyman’ın asırlar öncesinden gelen bu sözü bugün de geçerliliğini koruyor. Dünyanın bütün serveti, makamı, şöhreti bir insanın kaybettiği sağlığını geri getirmeye yetmeyebiliyor. Çünkü sağlık, para ile satın alınabilecek bir nimet değil; Allah’ın kullarına bahşettiği en kıymetli emanetlerden biridir.
Mensubu olduğumuz yüce dinimiz de insan hayatına ve sağlığına büyük önem verir. Rabbimiz kullarını affetmek, günahlarını bağışlamak ve derecelerini yükseltmek için sayısız fırsatlar sunmuştur. Bazen bir iyilik, bazen bir tebessüm, bazen de yaşanan bir sıkıntı insanın manevi kazancına dönüşebilir.
Peygamber Efendimiz (s.a.s.) bir hadis-i şerifinde, insanın her bir eklemi için sadaka borcu bulunduğunu ifade eder. Bir “Sübhanallah”, bir “Elhamdülillah”, bir “Lâ ilâhe illallah”, bir “Allahü ekber” demenin bile sadaka hükmünde olduğunu bildirir. İyiliği tavsiye etmek, kötülükten sakındırmak da sadakadır. Kısacası Müslüman, yaşadığı her günü hayra dönüştürme imkânına sahiptir.
Bizler öyle bir inancın mensuplarıyız ki, başımıza gelen sıkıntıları bile birer rahmet vesilesi olarak görürüz. Yolda ayağımıza değen bir taşın bile günahlarımıza kefaret olacağına inanırız. Hastalıklar, dertler ve musibetler elbette kolay değildir. Ancak sabırla karşılandığında, insanın manevi dünyasında büyük kazanımlara dönüşebilir.
Fakat burada önemli bir ayrımı da yapmak gerekir. Hastalıkların manevi yönünü konuşurken, sağlığın kıymetini ihmal etmemek gerekir. Çünkü insan bedenine emanet gözüyle bakmalıdır. Sağlıklı beslenmek, hareket etmek, düzenli yaşamak ve tedbir almak da inancımızın gereğidir. Tedbiri almak kulun görevi, takdiri Allah’a bırakmak ise teslimiyetin gereğidir.
Bugün etrafımıza baktığımızda hastane odalarında şifa bekleyen binlerce insan görüyoruz. Kimisi bir nefesin, kimisi bir adımın, kimisi ise ağrısız geçireceği bir günün hasretiyle yaşıyor. İşte bu yüzden sabah uyandığımızda sağlıklı bir şekilde ayağa kalkabiliyorsak, sevdiklerimizin sesini duyabiliyorsak, yürüyebiliyor, konuşabiliyor ve çalışabiliyorsak bunun şükrünü bilmeliyiz.
Hayatın koşuşturması içinde çoğu zaman eksiklerimize odaklanıyoruz. Oysa sahip olduklarımızı düşünmek, şükretmek ve kıymetini bilmek gerekiyor. Çünkü sağlık gittiğinde geriye kalan her şey ikinci planda kalıyor.
Rabbim bütün hastalarımıza acil şifalar versin. Hastanelerde umut bekleyen kardeşlerimize güç kuvvet ihsan eylesin. Bizlere de sağlığın kıymetini bilen, şükrünü eda eden kullardan olmayı nasip etsin.
Yaklaşık iki aydır, Kahramanmaraş Devlet Hastanesi’nde ve Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi görüyordum. Şükür, Çarşamba sabah ameliyat olarak kısmen sağlıklı durma geldim.
Çünkü gerçekten de Allah kimseyi sağlığıyla imtihan etmesin. Allah devletimin ve mensubu olduğum milletimin yokluğunu yaşatmasın.
Kalın sağlıcakla ve huzur içinde.

YORUMLAR

Leave a Reply

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER