Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Kahvenin Yanlış Tüketimi Çarpıntıyı Tetikleyebilir! İşte Uzmanların Uyarısı

Günün vazgeçilmez içeceklerinden kahveyle ilgili uzmanlardan dikkat çeken uyarılar geldi. Kahvenin yalnızca miktarının değil, hangi saatte ve nasıl tüketildiğinin de önemli olduğu belirtilirken, özellikle akşam saatlerinde içilen kahvenin uyku kalitesini olumsuz etkileyebileceği bildirildi.

Günün vazgeçilmez içeceklerinden kahveyle ilgili uzmanlardan dikkat çeken uyarılar geldi.

Kahve, Türkiye’de olduğu gibi Kahramanmaraş’ta da günlük yaşamın önemli alışkanlıkları arasında yer alıyor. Ancak uzmanlara göre kahve tüketiminde fincandaki miktar kadar tüketim zamanı, kahvenin hazırlanma biçimi ve içerisine eklenen şeker veya krema da önem taşıyor.

Kahve için kritik saat: 15.00-16.00

Uzmanların özellikle dikkat çektiği konulardan biri kahvenin günün hangi saatinde içildiği.

İç hastalıkları uzmanı Uzm. Dr. Servet Emir, kafeinin vücutta yaklaşık 4-6 saatlik yarı ömre sahip olduğunu belirterek, kafein tüketiminin mümkünse 15.00-16.00 civarında sonlandırılmasını önerdi. Geç saatlerde tüketilen kahvenin uyku düzenini ve uyku kalitesini etkileyebileceği ifade edildi.

Bu nedenle özellikle gece saatlerinde ders çalışmak, çalışmak veya uyanık kalmak amacıyla art arda kahve tüketmek yerine, tüketim saatine dikkat edilmesi öneriliyor.

Fazla kahve çarpıntıyı tetikleyebilir

Kardiyoloji uzmanı Prof. Dr. Cihangir Uyan ise kafeinin ölçülü tüketildiğinde genellikle sorun oluşturmadığını, ancak yüksek miktarlarda tüketimin çarpıntı ve tansiyon yükselmesi gibi sorunları tetikleyebileceğini belirtti.

Uzmanlar özellikle kalp hastalığı, ritim bozukluğu ve hipertansiyonu bulunan kişilerin kafein tüketimi konusunda daha dikkatli olması gerektiğine işaret ediyor.

Haberde günlük toplam kafein tüketimi için 400 miligram sınırından söz edilirken, bunun yaklaşık dört fincan Türk kahvesine denk gelebileceği belirtildi. Ancak kahvelerin kafein miktarı hazırlanışına ve porsiyonuna göre değişebildiğinden, fincan sayısını doğrudan sabit bir kafein ölçüsü olarak değerlendirmemek gerekiyor.

Şekerli ve kremalı kahvelere dikkat

Kahvenin kendisi kadar içine eklenen ürünler de önemli.

Uzmanlara göre şeker, krema ve tatlandırıcı içeren kahvelerin sık ve yüksek miktarda tüketilmesi kan şekeri ve kolesterol açısından olumsuz sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle kahveyi mümkün olduğunca şekersiz ve kremasız tüketmek öneriliyor.

Özellikle aromalı, şuruplu ve yüksek kalorili kahve çeşitlerinin klasik sade kahveyle aynı değerlendirilmemesi gerekiyor.

Kahve türü de fark yaratıyor

Uzmanlar kahvenin hazırlanış biçimine de dikkat çekiyor.

Haberde, filtresiz kahvelerin kolesterol üzerinde etkili olabileceği, filtre kahvenin ise bazı kahve bileşenlerini süzmesi nedeniyle tercih edilebileceği aktarılıyor. Bu nedenle düzenli kahve tüketenlerin kahvenin yalnızca miktarına değil, türüne ve hazırlanışına da dikkat etmesi gerektiği belirtiliyor.

İç hastalıkları uzmanı Emir ayrıca kaliteli çekirdek kahveden hazırlanan, şekersiz ve kremasız günde 1-2 fincan kahvenin ölçülü tüketimini önerdi.

Demir eksikliği bulunanlar daha dikkatli olmalı

Kahve ve çay tüketimi konusunda özellikle demir eksikliği bulunan kişilerin daha dikkatli olması gerektiği belirtildi.

Uzmanlara göre kafeinli içecekler ve çayda bulunan bazı bileşenler, gastrointestinal sistemde demir emilimini azaltabiliyor. Bu nedenle demir eksikliği yaşayan kişilerin kahve ve çayı öğünlerle birlikte veya hemen sonrasında tüketme alışkanlıklarını doktorlarının önerileri doğrultusunda değerlendirmeleri önem taşıyor.