Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
AKİF ARSLAN
AKİF ARSLAN

Karayolları da Sizin Olsun, PTT de…

Kahramanmaraş’ta son günlerde siyasetin, bürokrasinin ve şehir gündeminin en çok konuşulan başlıklarından biri Karayolları Bölge Müdürlüğü ile PTT Bölge Müdürlüğü meselesi oldu.
Kulaktan kulağa yayılan bilgilere göre Gaziantep’in devreye girdiği, Karayolları Bölge Müdürlüğü’nün geleceği karşılığında PTT Bölge Müdürlüğü’nün yeniden Kahramanmaraş’a kazandırılmasının gündemde olduğu konuşuluyor.
Elbette bu konu şehir adına önemlidir.
Çünkü bir bölge müdürlüğü sadece tabeladan ibaret değildir. Beraberinde istihdamı, hizmeti, yatırımı ve kurumsal ağırlığı da getirir.
Bu nedenle konu kamuoyunda karşılık buluyor.
Meslektaşlarımız da haklı olarak gündemi yakından takip ediyor. Mesut Tuğrul yazdı, Serdar Bursalı değerlendirdi, son olarak Hacı Ali Güneçıkan meseleyi köşesine taşıdı. Her biri kendi penceresinden yorumlarını yaptı.
Ben ise bu tartışmaları görünce yıllar öncesine gittim.
Bugünün genç gazetecileri bilmeyebilir. Bizim gazeteciliğe başladığımız dönemlerde işler bugünkü kadar kolay değildi. Bilgisayarların, internetin, dijital sistemlerin olmadığı günlerde gazete çıkarmak başlı başına bir mücadeleydi.
Başta patronumuz Şükrü Nalkesen olmak üzere Bilal Evran, İlker Yiyen, İsmail Koyuncu, Şahin Efe ve Mahmut Beyaz’ın çok iyi hatırlayacağı günlerdir bunlar.
Gazeteler el dizgisiyle hazırlanırdı.
Karayolları Bölge Müdürlüğü’nün resmi ilanları geldiğinde ayrı bir heyecan yaşanırdı.
Çünkü bu ilanlar yerel basının ayakta kalabilmesi için önemli bir gelir kaynağıydı.
Ancak iş sadece ilanı yayınlamakla bitmezdi.
Ödemelerin alınabilmesi için Adana’ya, Mersin’e gidilirdi. Saatler süren yolculuklar yapılırdı. Evraklar hazırlanır, takipler gerçekleştirilir, çoğu zaman günler harcanırdı. Karayolları’nın ilanları geldiğinde gazetelerde akşam mesaileri yapılır, baskıya yetişmek için yoğun emek verilirdi.
Bugün ise aynı işlemler birkaç tıklamayla dijital ortamda gerçekleştiriliyor.
Ne yol çilesi kaldı ne de günler süren bürokratik takipler…
İşte Karayolları tartışmasını duyunca aklıma ilk gelen bunlar oldu.
Ancak meseleye sadece bir kurumun hangi şehirde bulunduğu açısından bakmıyorum.
Kahramanmaraş yıllardır kamu yatırımları, bölge müdürlükleri ve merkezi idare kuruluşları konusunda hak ettiği payı alma mücadelesi veriyor. Bu şehir, sanayisiyle, üretimiyle, ihracatıyla, nüfusuyla ve tarihî birikimiyle birçok hizmeti hak ediyor.
Bu nedenle Karayolları da önemli, PTT de önemli.
Ama daha önemlisi, Kahramanmaraş’ın sahip olduğu kurumları kaybetmemesi ve yeni kurumları kazanabilmesidir.
Şehrin enerjisini birbirimizle tartışarak değil, haklarımızı savunarak harcamalıyız.
Benim bu konuda düşüncem nettir.
Sayın milletvekillerimiz büyük vaatlerde bulunmasınlar, uzun açıklamalar yapmasınlar. Öncelikle mevcut kazanımları korusunlar yeter.
Muhalefet milletvekili de, siyasi partiler de konuyu gündemde tutsunlar.
Çünkü şehirlerin hakları ancak güçlü bir kamuoyu oluştuğunda korunabiliyor.
Bugün mesele Karayolları olabilir, yarın başka bir kurum olabilir.
Önemli olan, Kahramanmaraş’ın masada güçlü şekilde temsil edilmesidir.
Karayolları da sizin olsun, PTT de sizin olsun…
Yeter ki kazanan Kahramanmaraş olsun.

YORUMLAR

Leave a Reply

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER