Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
AKİF ARSLAN
AKİF ARSLAN

Çalışmıyorlar Diyemeyiz, Çalışmaları Görmek İstemiyoruz

Bizim toplumun belki de en belirgin özelliklerinden biri, her konuda söyleyecek bir sözünün olmasıdır.
Hatta bazen sadece söz söylemekle kalmayıp, o alanın en büyük uzmanı gibi davranmayı da severiz.
Çünkü biz, biraz da yaradılışımız gereği, muhalefet etmeyi severiz. Yapılanı alkışlamaktan çok, eksik aramaya daha yatkınız.
Bir konu açıldığında fark etmez; siyaset, ekonomi, spor, dış politika, güvenlik, eğitim, sağlık ya da gazetecilik…
Herkesin mutlaka bir görüşü vardır. Elbette fikir sahibi olmak güzeldir. Ancak günümüzde fikir sahibi olmakla bilgi sahibi olmak arasındaki çizgi giderek silikleşiyor.
Hayatında bir futbol maçını statta izlememiş insanlar, televizyon ekranlarında saatlerce futbol yorumcularını eleştiriyor.
Ömründe bir siyasi kampanyanın içinde bulunmamış kişiler, seçim stratejileri hakkında kesin hükümler veriyor.
Bir gazetenin mutfağını görmemiş insanlar gazetecilere habercilik dersi vermeye kalkıyor.
Bir ayetin, bir hadisin anlamını araştırmamış kişiler, gerektiğinde din âlimi gibi konuşabiliyor.
Halk arasında sıkça kullanılan bir söz vardır: “Bekâra boşanmak kolaydır.”
Gerçekten de işin yükünü taşımayanlar, işin zorluğunu çoğu zaman göremezler. Dışarıdan bakıldığında her şey kolay görünür. Ancak sorumluluk omuzlara yüklendiğinde meselelerin hiç de göründüğü kadar basit olmadığı anlaşılır.
Bugün Kahramanmaraş ve deprem bölgesiyle ilgili yapılan tartışmaların önemli bir kısmında da benzer bir tablo görüyoruz.
6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan ve tarihe “Asrın Felaketi” olarak geçen depremlerin merkez üssü Kahramanmaraş’tı.
Binlerce insanımızı kaybettik. Yüz binlerce bina hasar gördü. Şehirlerin altyapısı çöktü, ekonomik hayat durma noktasına geldi.
O günlerde yaşanan acının tarifi yoktu.
Aradan üç yılı aşkın bir süre geçti. Elbette yaralar tamamen sarılmış değil. Elbette eksikler vardır. Elbette vatandaşın beklentileri sürüyor.
Ancak bir gerçeği de teslim etmek gerekiyor: Devlet, deprem bölgesini yeniden ayağa kaldırmak için tarihin en büyük yeniden inşa çalışmalarından birini yürütüyor.
Kahramanmaraş’ın birçok noktasında yükselen konutlar, tamamlanan köy evleri, yeni iş yerleri, genişleyen yollar, yenilenen altyapı sistemleri bunun en somut göstergeleridir. Şehrin dört bir yanında vinçler çalışıyor, iş makineleri gece gündüz faaliyet gösteriyor. Yüzlerce şantiyede binlerce kişi görev yapıyor.
Bütün bunlara rağmen bazı çevrelerin hâlâ “Hiçbir şey yapılmıyor” söyleminde ısrar etmesi, objektif değerlendirmeden çok önyargıyı akıllara getiriyor.
Elbette eleştiri olacaktır. Demokratik toplumlarda eleştiri doğal ve gereklidir. Yanlış varsa söylenecek, eksik varsa dile getirilecektir. Ancak eleştiri ile inkâr arasında ciddi bir fark vardır. Yapılanları görmezden gelmek, sırf siyasi veya kişisel bakış açıları nedeniyle ortaya konulan emeği yok saymak, topluma da gerçeğe de fayda sağlamaz.
Bugün Kahramanmaraş’ta yaşayan vatandaşlarımızın büyük bölümü şehrin yeniden ayağa kalktığını görüyor. Henüz tamamlanmamış projeler olabilir. Bekleyen talepler bulunabilir. Ancak ortada inkâr edilemeyecek kadar büyük bir çalışma olduğu da açıktır.
Asıl mesele yapılan işlerin olup olmaması değil, yapılan işlerin görülmek istenip istenmemesidir.
Çünkü bazen insanlar gerçeği göremediği için değil, görmek istemediği için görmez.
O noktadan sonra ne kadar hizmet yapılırsa yapılsın, ne kadar yatırım gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin, ne kadar emek harcanırsa harcansın bazı zihinlerde değişen bir şey olmaz.
Kahramanmaraş’ın yeniden inşası sadece beton ve demirden ibaret değildir. Bu süreç aynı zamanda umutların yeniden yeşermesi, hayatın yeniden kurulması ve geleceğe güvenle bakabilmenin mücadelesidir.
Bu nedenle yapılan çalışmaları eleştirebiliriz, eksikleri konuşabiliriz, daha iyisini talep edebiliriz.
Ancak hakkaniyet duygusunu kaybetmeden…
Çünkü hakkaniyetin olmadığı yerde ne eleştiri anlam taşır ne de takdir.
Bugün söylenmesi gereken söz şudur:
“Çalışmıyorlar” diyemeyiz.
Belki de asıl sorun, yapılan çalışmaları görmek istemeyen gözlerdedir.

YORUMLAR

Leave a Reply

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER