2026 yılına girerken asgari ücret tartışmaları, Kahramanmaraş’ta artık bir ekonomik başlık olmaktan çıkmış, doğrudan bir hayatta kalma meselesine dönüşmüştür. Yıllardır “zam yapıldı” manşetleri atılırken, vatandaşın mutfağındaki tencere her geçen gün biraz daha boş kalmaktadır.
Bugün Kahramanmaraş’ta asgari ücretle çalışan bir işçinin maaşı, daha ayın ortasına gelmeden eriyip gitmektedir. Kira, elektrik, su, doğal gaz, gıda ve ulaşım… Hiçbiri asgari ücretliye göre ayarlanmamakta; fakat maaşlar, sanki hayat ucuzmuş gibi belirlenmektedir. Resmî enflasyon rakamları ile halkın yaşadığı gerçek enflasyon arasındaki uçurum, artık inkâr edilemeyecek boyutlara ulaşmıştır.
Deprem Kentinde Geçim Mücadelesi
Depremin yaralarını sarmaya çalışan Kahramanmaraş’ta, kira fiyatları ve yaşam giderleri olağanüstü artmış durumdadır. Konteynerden çıkıp ev tutmak isteyen vatandaş, aldığı asgari ücretle bırakın birikim yapmayı, ayakta kalmakta bile zorlanmaktadır. Buna rağmen ücret artışları, “işvereni zorlamayalım” kaygısıyla sınırlı tutulmaktadır.
Sorulması gereken soru şudur:
Peki ya çalışan ne olacak?
Ücret Artıyor, Yoksulluk Derinleşiyor
Her yıl yapılan asgari ücret artışları, daha işçinin cebine girmeden zamlarla geri alınmaktadır. Maaş artıyor gibi görünse de yoksulluk sınırıyla arasındaki mesafe açılmaya devam etmektedir. Asgari ücret, olması gerektiği gibi “geçim ücreti” olmaktan çıkmış, adeta “açlıkla mücadele maaşı” hâline gelmiştir.
Kahramanmaraş’ta tekstil atölyelerinde, şantiyelerde, market kasalarında çalışan binlerce emekçi, 2026 yılı için yalnızca rakam değil, insanca yaşayabilecekleri bir ücret talep etmektedir.
Sorumluluk Sadece İşverende Değil
Elbette artan maliyetlerden yakınan işverenler de haklıdır. Ancak bu tablonun asıl sorumluluğu, yıllardır üretim yerine tüketime, denetim yerine geçici çözümlere odaklanan ekonomi politikalarındadır. Devlet, yükü ne sadece işverenin ne de çalışanın sırtına bırakmalıdır.
Vergi adaleti sağlanmadan, temel gıda ve kira piyasası denetlenmeden, asgari ücrete yapılan her artış yalnızca bir algı yönetimi olmaktan öteye geçmeyecektir.
2026 Bir Dönüm Noktası Olmak Zorunda
2026 asgari ücreti, artık ertelemenin, oyalamanın yılı olmamalıdır. Aksi hâlde yoksullaşma derinleşecek, sosyal gerilim artacak, emeğin değeri daha da aşınacaktır.
Bugün Türkiye’nin dört bir yanında olduğu gibi Kahramanmaraş’ta da insanlar şunu soruyor:
“Biz bu maaşla nasıl yaşayacağız?”
Bu soru cevapsız kaldığı sürece, açıklanan hiçbir rakam toplum vicdanında karşılık bulmayacaktır

YORUMLAR