Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
MUZAFFER SALİHOĞLU - JEOLOJİ MÜHENDİSİ
MUZAFFER SALİHOĞLU - JEOLOJİ MÜHENDİSİ

SESLER

Dünyaya ilk bıraktığımız ses, dünyaya ilk geldiğimiz andaki ağlama sesimizdi.
Bütün insanların genetik ve fizyolojik özellikleri ile ses telleri yapısı ve sesin söz, ünlem, şarkı yada çığlık oluncaya kadar aldığı yol her insanda farklı.
Ayrıca yetiştikleri kültürel ortamlarda konuşma şekillerinin farklılıklarını belirliyor.
Yani biz dış dünyada, ayak izimiz, parmak izimiz ve ses frekansımızla dolaşıyoruz ve beynimiz en başından beri algıladığı bütün sesleri biriktiriyor.
Görsellerin yanında bir koku, doku ve ses bankası gibiyiz.

Bir zaman makinası gibi en başından bu güne kadar sevdiklerimiz, tanıdıklarımız, tanımadıklarımız, sinema ve müzik dünyası, çarşılar, sokaklar, caddeler, üretim alanları, sanatkarlar, araçlar, silahlar, kinetik sese sahip bütün nesneler ve diğer canlılar; suyun ve havanın bütün hareketleri bizim ses evrenimizin ölümsüz yaratıcıları.

Bir kişiyi, bir görüntüyü, bir anı sesle birleştirmek, sesle yaşamak ve sesle hatırlamak!
Bir dostun yazısını okurken sesini duyabilmek…

Gazel çeynetmek, şor vermek, cangama etmek, hehey zılgıt, it çağesi yemek, cos, lavlavı
Maraş ağzı deyimlerimizden.

Bugün hayatta olmayan, uzaklarda olan, göremediğimiz yada konuşamadığımız herkesi yada yaşanılmış, bitmiş zamanları, değişen şehirleri, sesleriyle hatırlayıp gözümüzün önünde canlandırabiliyoruz.

Zamana, tarihe ve geleceğe bizlerde yaşadığımız hergün, neredeyse her an sesimizi miras bırakıyoruz.
Çağdaş kayıt sistemleri bir tarafa, bizi hatırlayan en son insanlarda sesimiz yaşayacak. Bizi hatırladıkları zaman sesimizi duyacaklar.

Öyleyse sesimiz, sevgi, duygu, bilgi, dostluk ve sanatla birleşsin; geçmiş bütün güzelliklerimizle!

YORUMLAR

Leave a Reply

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER