Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
AKİF ARSLAN
AKİF ARSLAN

KASKİ’ye Haksızlık mı Yapıyoruz?

Ne zaman Kahramanmaraş Su ve Kanalizasyon İdaresi (KASKİ) ile ilgili bir sorun yaşasam, aklıma rahmetli Levent Kırca’nın “Olacak O Kadar” programındaki unutulmaz SKİ skeçleri gelir. İnsan hem gülüyor hem de düşünüyor. Aradan yıllar geçse de bazı konular değişmiyor. Çünkü su, hayatın kendisi. Musluğu açtığınızda su akmıyorsa, o an hayatın tüm düzeni altüst oluyor.
Gazetecilik mesleğinde 40 yılı geride bıraktım. Kahramanmaraş Ticaret Meslek Lisesi son sınıfta okurken katıldığım yarışmalarda il genelinde elde ettiğim derecelerle başlayan bu yolculukta, merhum patronum Ahmet Yaşar Başer’in teşvikiyle gazeteciliğe adım attım. Mesleğe başladığım ilk günden itibaren bana öğretilen en önemli ilke şuydu:
“Gazeteci, halk ile devlet arasında köprüdür.”
Daha sonra meslek büyüklerimden merhum Osman Sayın’ın da aynı anlayışı benimsediğini gördüm. Bugüne kadar görev yapan onlarca vali, belediye başkanı, kaymakam, emniyet müdürü ve kurum yöneticisiyle çalıştım. Ancak hiçbir zaman bu temel ilkeden vazgeçmedim. Gazetecinin görevi ne bir kurumu yüceltmek ne de sebepsiz yere eleştirmektir. Gazetecinin görevi, vatandaşın sesini ilgili makamlara ulaştırmak ve çözümün takipçisi olmaktır.
Geçtiğimiz günlerde yaşadığımız üç günlük susuzluk nedeniyle KASKİ hakkında çeşitli eleştirilerde bulundum. Çünkü yaklaşık iki binden fazla ailenin yaşadığı bölgede günlerce su akmadı. Vatandaş doğal olarak mağdur oldu. İnsanlar içme suyunu marketlerden taşımak zorunda kaldı. Yaz sıcağında susuz kalmanın ne demek olduğunu ancak yaşayan bilir.
Ancak olayın perde arkası ortaya çıktığında farklı bir tabloyla karşılaştık.
Sorunun KASKİ’nin ihmali değil, altyapı çalışmasını yapan yüklenici firmanın hatalı uygulaması sonucu içme suyu hattında meydana gelen tıkanıklıktan kaynaklandığı anlaşıldı. Yani yaşanan mağduriyetin temel sebebi, işi üstlenen firmanın sorumsuzluğu oldu.
İşte burada bir gerçeği de teslim etmek gerekiyor.
Sorunun çözümü için gayret gösteren KASKİ Ekibine, üç gün boyunca tankerler ile siteye su taşıyan personele, gecesini gündüzüne katan Kılavuzlu Mahallesi Muhtarı Ali Köse’nin gece gündüz demeden gösterdiği mücadele gerçekten takdire şayandı. Blok görevlileri de vatandaş ile kurum arasında önemli bir koordinasyon sağladı. KASKİ ekipleri de arızanın giderilmesi için yoğun mesai harcadı.
Büyükşehir Belediyesi Basın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Bilal Atalay Selamet ile KASKİ Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Gökhan Gönen’in süreci yakından takip etmeleri, vatandaşın taleplerini ilgili birimlere ulaştırmaları önemliydi. KASKİ Onikişubat İlçe Sorumlusu Mehmet Açıkel’in gösterdiği ilgi de ayrıca teşekkür edilmesi gereken bir davranıştı.
Elbette eleştiri yapacağız. Yanlış gördüğümüzü yazacağız. Vatandaşın sesi olmaya devam edeceğiz. Ama aynı şekilde emeği geçenin de hakkını teslim edeceğiz. Çünkü gazetecilik bunu gerektirir.
Bugün bir kurumu eleştirirken yarın yapılan doğru işi de alkışlayabilmeliyiz. Aksi halde objektiflikten söz edemeyiz.
Benim meselem hiçbir zaman kurumlarla kavga etmek olmadı. Benim meselem vatandaşın mağduriyetinin giderilmesidir. Eğer bir sorun çözülüyorsa, vatandaş rahat bir nefes alıyorsa, yapılan çalışmayı da kamuoyuyla paylaşmak bizim görevimizdir.
Sonuç olarak şu soruyu yeniden sormak istiyorum:
Acaba biz KASKİ’ye haksızlık mı yapıyoruz, yoksa asıl denetlenmesi gerekenler, kamu adına iş yapan ancak sorumluluklarını yerine getirmeyen yüklenici firmalar mı?
Cevabını kamuoyunun takdirine bırakıyorum.

YORUMLAR

Leave a Reply

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER