Kahramanmaraş’ın Büyükşehir Belediyesi statüsüne kavuşmasının ardından su ve kanalizasyon hizmetleri tek çatı altında toplandı ve Kahramanmaraş Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü, yani KASKİ kuruldu. Amaç; daha hızlı, daha kaliteli ve daha koordineli hizmet vermekti. Vatandaşın beklentisi de buydu.
Aradan yıllar geçti.
Özellikle 6 Şubat depremlerinden sonra Kahramanmaraş’ın altyapısında yaşanan büyük tahribatın giderilmesi için KASKİ’nin daha güçlü, daha planlı ve daha etkin çalışması gerekiyordu. Ancak gelinen noktada vatandaşın memnuniyetinden söz etmek ne yazık ki mümkün görünmüyor.
Bugün şehrin hangi mahallesine giderseniz gidin, hangi ilçesinde bir kahvehaneye otursanız oturun, KASKİ ile ilgili şikâyet duymamanız neredeyse imkânsız. Kimi günler saatlerce süren su kesintileri, kimi zaman günlerce çözülemeyen arızalar, bozulan yollar, tamamlanmayan altyapı çalışmaları ve en önemlisi vatandaşın muhatap bulamaması…
KASKİ’de bugüne kadar çok sayıda genel müdür görev yaptı. Genel müdür yardımcıları değişti, daire başkanları değişti, müdürler değişti. Ancak değişmeyen tek şey vatandaşın yaşadığı sorunlar oldu.
İnsan ister istemez şu soruyu soruyor:
Bu kurumda işler neden düzelmiyor?
Yönetimler değişiyor ama hizmet anlayışı neden değişmiyor?
Vatandaşın sesini duymak bu kadar mı zor?
Bir kurumun başarısı sadece yaptığı yatırımlarla ölçülmez. Vatandaşla kurduğu iletişim de en az hizmet kadar önemlidir. Bugün KASKİ’nin en büyük problemlerinden biri de iletişimdir.
Kurumun halkla iletişim kurmak için oluşturduğu bir çağrı merkezi var. ALO 185 hattı…
Ancak bu hatta ulaşabilmek adeta bir sabır testi haline geldi. Telefon açıyorsunuz, dakikalarca bekliyorsunuz. Bazen cevap veren olmuyor, bazen verilen bilgiler sorunun çözümüne katkı sağlamıyor. Vatandaş arızanın ne zaman giderileceğini öğrenmek istiyor, net cevap alamıyor. Su kesintisinin nedenini soruyor, açıklama bulamıyor.
Peki KASKİ yöneticileri hiç vatandaş gibi bu hattı arayıp denediler mi?
Bir vatandaşın yaşadığı sıkıntıyı kendi gözleriyle gördüler mi?
“Bu insanlar neden bize ulaşamıyor?” sorusunu sordular mı?
İşte asıl mesele burada.
Yöneticilik makam odalarında oturup rapor okumak değildir. Vatandaşın yaşadığı sorunu hissetmek, eleştirileri dikkate almak ve çözüm üretmektir.
Geçtiğimiz günlerde bu konuda bir yazı kaleme aldım. Yazının hiçbir bölümünde hakaret yoktu. Kurumu hedef alan kişisel bir saldırı yoktu. Sadece vatandaşın yaşadığı sorunları dile getirdim.
Aradan günler geçti.
KASKİ’den ne bir açıklama geldi ne de kamuoyunu bilgilendiren bir değerlendirme yapıldı.
Oysa eleştirilerden kaçmak yerine onları fırsata çevirmek gerekir. Kurumlar eleştiriler sayesinde eksiklerini görür, hatalarını düzeltir ve kendilerini geliştirir.
Bugün Kahramanmaraş’ta insanlar deprem sonrası hayatlarını yeniden kurmaya çalışıyor. Bir yandan evlerini, işyerlerini ayağa kaldırırken diğer yandan temel belediyecilik hizmetlerinin eksiksiz verilmesini bekliyor. Su gibi hayati bir konuda yaşanan aksaklıklar ise vatandaşın sabrını her geçen gün biraz daha tüketiyor.
KASKİ yöneticilerine çağrımızdır:
Makam odalarından çıkın.
Mahallelere gidin.
Vatandaşın kapısını çalın.
ALO 185’i bir vatandaş gibi arayın.
Şikâyetleri dinleyin.
Sosyal medyadaki yorumları okuyun.
Çünkü bu şehir hizmet bekliyor.
Bu şehir çözüm bekliyor.
Bu şehir mazeret değil, sonuç görmek istiyor.
Ve unutulmamalıdır ki; vatandaşın duasını almak da bedduasını almak da yöneticilerin kendi ellerindedir.
AKİF ARSLAN

YORUMLAR