
Yeryuvarı’nın, Güneş Sistemi’nin, Samanyolu Yıldız Galaksisi’nin, bütün Evren’in; ateşin, suyun, toprağın, okyanusların, bütün canlıların ve bütün minerallerin, oluşumunu yıllarca öğrenerek başlayan bir mühendislik disiplini.
Pamuk tarlalarında, Gaziantep, Adana, Kayseri Yolları’nda bulduğunuz 250-480 milyon yıllık fosilleri keşfeden; yaş tayini ve oluştukları jeolojik zamanları anlatan bilim dalı.
Kıtaların devam eden hareketlerini, Kaya Dönemi ve Su Dönemi Hareketleri’ni, yerin çekirdeğini ve atmosferi,aktif volkanları, orojenez dağ oluşumlarını inceleyen mühendislik dalı.
Yerbilimi ile başlayıp, kendi içinde Genel Jeoloji Mühendisliği, Hidrojeoloji Mühendisliği, Kömür Jeolojisi, Sondaj Mühendisliği, Jeofizik Mühendisliği gibi uzmanlık ve ayrı branşları olan, tabi bilimlerle mühendisliği bir arada yaşatan bir teknik alan.
Deprem kuşağı üzerinde bulunan ülkemiz, deprem gerçeği ve deprem felaketi ile iç içe yaşarken ne yazıkki görmezden gelinen meslek.
Ağustos 1999 ve 6 Şubat 2023 depremlerinden sonra iyiki böyle bir mühendislik alanımız var denilmesi gerekirken, hiçbir imza yetkisi ve söz hakkı verilmeyen meslek.
Bu büyük ve çok kapsamlı mühendislik gerçeğini üniversitede okuduğu yirmi sayfalık Jeoloji ders notları ve bilgisayar paket programlarla bende Jeoloji Mühendisi kadar Jeoloji biliyorum diyerek yönetmeye çalışanlar, ancak kendi az gelişmişliklerinin tarihini yazmaktadırlar.
Bütün dünyada branşlaşma ve ihtisaslaşma değer kazanırken; Türkiye’de geriye giden Jeoloji Bilimi ve Jeoloji Mühendisliği uygulamalarının özerk ve bağımsız olması dileklerimizle.

YORUMLAR