Mürekkep ve Alın Terinin Buluştuğu Nokta
Bugünün dijital hızının aksine, her bir harfin tek tek dizildiği, el emeğinin ve sabrın her satırda hissedildiği o yıllarda, bu makine ilçenin nabzını tutuyordu. Başta merhum Mehmet Ali Zengin olmak üzere, Şükrü Nalkesen, Muammer Coşkun, İskender Zengin ve birçok ustanın ellerinde hayat bulan sarı kağıtlar, bu makinenin dişlileri arasından geçerek halka ulaştı.
Bir Döneme Işık Tutuyor
O dönemlerde “yarım yarım” basılan, bazen imkansızlıklar içinde bazen de büyük bir heyecanla yetiştirilen haberler, bugün Andırın’ın görsel ve yazılı hafızasını oluşturuyor. Bu Tipo makinesi;
Andırın Postası’nın ilk seslerini,
Edebiyat dünyasının kıymetli eserlerinden İkindiyazıları’nı,
Ve ilçenin onlarca yıllık değişimini sayfalarına taşıdı.
Vefa ve Miras
Bugün gelişen teknolojiyle birlikte emekliye ayrılmış gibi görünse de, üzerindeki boya lekeleri ve aşınmış dişlileriyle bu makine, Andırınlı gazetecilerin ve yazarların hangi şartlarda mücadele verdiğinin en somut kanıtı. Mehmet Ali Zengin ve beraberindeki ustaların o sarı kağıtlara bıraktığı miras, bu makinenin soğuk demirinde hala sıcaklığını koruyor.
Andırın’ın basın tarihine ışık tutan bu emektar, bir ilçenin hafızasının nasıl ilmek ilmek işlendiğinin en güzel örneği olarak saygıyla selamlanıyor.

