Ahkam Kesmeyin, icraat Gösterin!..

Cehaletin ektiği tohum, adaletsizliğin suladığı toprakta gün gelir dev bir felaket olarak biçilir. Çünkü bazı toplumlar ve bazı şehirler bir anda çökmez. Önce vidaları gevşer. Ahlakın yerini çıkar, adaletin yerini adam kayırma aldığında; yanlışa karşı yükselmeyen her ses, o çöküşün altına bir tuğla daha koyar. “Bir şey olmaz” kültürü, bir şehri içten içe kemiren en […]

Ahkam Kesmeyin, icraat Gösterin!..

Cehaletin ektiği tohum, adaletsizliğin suladığı toprakta gün gelir dev bir felaket olarak biçilir.

Çünkü bazı toplumlar ve bazı şehirler bir anda çökmez. Önce vidaları gevşer. Ahlakın yerini çıkar, adaletin yerini adam kayırma aldığında; yanlışa karşı yükselmeyen her ses, o çöküşün altına bir tuğla daha koyar. “Bir şey olmaz” kültürü, bir şehri içten içe kemiren en tehlikeli hastalıktır.

Peki, sormak gerek: Bu şehrin kaderini elinde tutan siyasi unsurlar, o çok konuşan yetkililer; adalet ve ahlak kavramını çocukken öğrenebilmişler mi acaba? Yoksa bu kavramlar onlar için sadece seçim kürsülerinde parlatılan süslü kelimelerden mi ibaret?

Bugün Kahramanmaraş’ın gündeminde, adeta bir miras paylaşımı tiyatrosu oynanıyor. Karayolları Bölge Müdürlüğü bizim şehrimize verilecekmiş de, PTT Başmüdürlüğü’nü adeta takasta kullanmışız. Bakar mısınız pazarlığa?

Komşumuz Gaziantep, etrafındaki tüm sessiz komşularının değerlerine tabiri caizse resmen “çöküyor”. Yemek kültüründen tutun da bölge müdürlüklerine kadar, ne bulursa yutan, yayılmacı bir anlayış var karşımızda. Adeta “alikıran başkesen” misali, lobi gücünü arkasına alan bu anlayış karşısında bizimkiler ne yapıyor? Koskoca bir hiç.

Soruyorum: Kimsenin gücü yetmiyor mu bu Antep’e? Bu şehrin hakkı, hukuku, masabaşı pazarlıklarında ne zamandan beri takas malzemesi oldu?

Memleketin seçilmiş milletvekilleri, sormak hakkımız:

Neredesiniz?

Seçim dönemlerinde kürsülere çıkıp rakamlarla konuşmaya, istatistiklerle vatandaşın gözünü boyamaya benzemiyor bu işler. Şehre sahip çıkmak; vizyon ister, güç ister, arkasında durulacak sarsılmaz bir lobi ister.

Unutmayın, Gaziantep’in Belediye Başkanı da sizler gibi sandıktan çıkan seçilmiş birisi. Ama bizim tarafa bakıyoruz; hâlâ “bakanlık havasından” kurtulamamış, Cumhurbaşkanımızın yol arkadaşı edasıyla ahkam kesmeye devam ediyor.

Yerel dinamiklerin ağırlığını kavrayamamış bir yönetim anlayışı… Şehrin temsil makamlarını sadece meşgul etmek, bu kadim memlekete yapılabilecek en büyük haksızlıktır ve ağır bir vebal taşır. Bu şehrin artık kaybedecek tek bir saniyesi bile yoktur.

Vizyonsuzluk sadece kurumları kaptırmakla bitmiyor; şehrin siluetine, kültürüne de darbe vuruyor. Öğretmenevi binasını Şeyhadil Mezarlığı’nın yakınına yaptırmak hangi ufku kapalı, hangi estetikten yoksun kişilerin onayıyla gerçekleşti?

Oysa burnumuzun dibindeki barajların kenarları, bu şehrin doğasını ve kültürünü anlatmaya yetmez miydi? Misafirlerinizi mezarlık manzarasıyla mı, yoksa Kahramanmaraş’ın su zenginliğiyle mi ağırlamak bu şehre yakışırdı?

Sözün özü: Vidaları gevşeyen bu şehri yeniden sıkılaştırmanın yolu, adaleti, ahlakı ve liyakati yeniden hatırlamaktan geçer. Rakamlarla göz boyamayı bırakın; ya bu şehrin hakkını Antep’e karşı söke söke alın ya da o işgal ettiğiniz makamların vebalinin altında kalmaya mahkum olursunuz…

Exit mobile version