Kahramanmaraş’ın ve Doğu Akdeniz’in saklı cenneti Andırın; çam kokulu temiz havası, gürül gürül akan buz gibi suları ve zengin tarihi mirasıyla bölgenin en özel coğrafyalarından biridir. Çukurova’nın kavurucu sıcağından bunalanların nefes almak için sığındığı bu eşsiz ilçe; yazın serinleten yaylaları, kışın büründüğü masalsı kar manzaraları ve içten insanlarıyla misafirlerini büyüler.

TARİHİN VE DOĞANIN BULUŞMA NOKTASI
Andırın, yeşille dağların kucaklaştığı büyüleyici bir topoğrafyaya sahiptir. Bölgenin dört bir yanına dağılmış olan tarihi surlar ve burçlar, buranın neden “Kaleler Şehri” olarak anıldığını açıkça gösterir. Haştırın, Meryemçil, Geben ve Azgıt gibi asırlık kaleler, yüzyıllardır Toroslar’ın geçitlerini gözleyen birer sessiz muhafız gibi zamana meydan okumaya devam eder.
Doğa tutkunları içinse Andırın adeta bir sığınaktır. Geben vadisi, kırksu yaylası, Kargaçayırı, Kanlı böğet, Çınargeçidi, Çığşar ve Çokak Yaylası gibi ismini sayamadığımız mesire alanları, yüksek çam ve çınar ağaçlarının altında serinlemek isteyenlere huzur dolu anlar sunar. Kanyon boyunca akan coşkun suların sesi, vadilerden yükselen kuş cıvıltılarıyla birleşerek ziyaretçilere unutulmaz bir doğa deneyimi yaşatır.

KÜLTÜR, LEZZET VE MİSAFİRPERVERLİK
Andırın’ı asıl özel kılan unsurlardan biri de köklü gelenekleri ve sıcakkanlı insanlarıdır. Bölgenin şifa kaynağı olarak bilinen meşhur tirşik çorbası, zengin yayla peynirleri ve doğal ürünleri, buraya gelen her misafirin hafızasında yer eden özgün tatlar sunar. Yöre halkının içten misafirperverliği, Kışla bahçesinde çınar altlarında yapılan samimi sohbetler ve buz gibi yayla sularının başında içilen bir bardak çay, Andırın’ın kendine has ruhunu tamamlar.
Doğanın cömertçe sergilendiği, tarihin her adımda hissettirildiği bu özel ilçe; hem ruhunu dinlendirmek isteyen vatandaşların hem de keşfetmeyi seven gezginlerin Doğu Akdeniz’deki en gurur verici durağıdır Andırın…


