Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Türkolog Sibel TOPÇUOĞLU DEDEOĞLU
Türkolog Sibel TOPÇUOĞLU DEDEOĞLU

12ŞUBAT HANIM ÇETELERİ’NİN SEFERBERLİK SOFRALARI

Kahramanmaraş’ın düşman işgali sırasında 12 Şubat 1920’de, bir şehrin topyekün mücadele ettiği dünyaya örnek bir “Kahramanlık Destanı” nı yazan
İSİMSİZ KAHRAMANLAR
olarak andığımız bu kahramanlar gönül huzuru ve kalpleri iman ateşiyle bu diyarlardan göçüp gitmişlerdir.
SANEM AYŞE, HÜRÜ ANA ve BİTLİS DEFTARDARI HAKKI BEY’IN EŞİ MERZUKA HANIM gibi bir isim bile bırakmadan ama varını yoğunu canlarını bu cennet vatan uğuruna verip mutluluğa ermişler, gönül huzuru ve kalpleri iman ateşiyle bu diyarlardan göçüp gitmişlerdir.
İhtişamlı sofraların yanı sıra, Maraş’ta o dönemlerde bu kahramanlar neler yemişler?
Yokluklara, gıda yokluklarına çetelerimiz nasıl göğüs gelmişler bir bakalım.
Anadolu medeniyetlerin ve maneviyatın beşiğidir. Kahramanmaraş’ta bu milli ve manevi değerler hiçbir zaman kaybolmamıştır.
Bu değerlerimizi ön plana çıkarırsak, kıymetini biliriz ve anlatabiliriz .
Bazı kaynaklarda geçtiğine göre, Maraş Kurtuluş Harbi’nde Fransız ve Ermeni Lejyon askerleri ile savaşan Bertiz Çeteleri’nin baş yiyeceği Maraş pekmeziydi.
Çeteler bellerine bağladıkları azık çıkınında pekmezi bazen ayrana katmışlar bazen üvelenbeç yapmışlar. Kırma tatlısı, yufka ekmek arasında yemişler, yoğurtla, karla pekmezi karıştırmışlardır. Ayrıca heybelerinde pekmez ve teh dürümü ve kömbe olurmuş.
250 gr pekmez kalori açısından 1700 gr süte eşdeğerdir
Burada şöyle bir anı o dönemlere ait kayıtlara düşmüş.
Bertiz Köyü’nde Dönüş Bacı, çetelere yardıma giden kocasına uyarıyor. Bugün hava çok soğuk gitme diye, donacaksın.
Kocası
Hüseyin Emmi ayağımda yün çorabım, koltuğumda da pekmez küleğim var. Bana hiçbir şeycik olmaz Allah’ın izni ile der.
Unutmayalım ilaç olarak kullanılan en değerli besin pekmezdir. Selçuklu ve Osmanlı da uzun süre dışarıda kalan askerlere yedirilirmiş
YOKLUK KITLIK SAVAŞ VE SALGIN HASTALIKLARDA YENEN YEMEKLER
Kahramanmaraş mutfağı kökleri itibari ile orta Asya’dan başlayan 185 yıllık beylik kültürü, Osmanlı saraylarına kadar uzanan muazzam Maraş mutfağının örneklerinin yanı sıra bu zorlu günlerde halkın yemek alışkanlıkları da farklılıklar gösterir.
Mutfak kültürü iklim coğrafya ile ilgilidir.
Doğanın kendilerine sunduğu bitkisel ve hayvansal ürünleri değerlendirmişler, yaratıcılıklarını kullanarak yeni teknikler geliştirmişlerdir.
Yokluklar, kıtlıklar ve savaşlar salgın hastalıklar da yemek kültüründe değişiklikler göstermiş şartlara göre şekillenmiştir yani ne varsa?!
Hatıralarda, sözlü kaynakların anılarında, seyahatnamelerde geçen; savaşlarda ve salgın hastalıklarda kullanılan yemekler son derece kıymetlidir.
Bu yemekleri şu şekilde sıralayabiliriz.
Safralık dürümü çok kıymetli buğday biçen çalışanlara yedirilen bir harman yemeğidir. Kız çocuklara ve kadınlara verilmezdi.
Bulanık, Pendirdere, Kozludere, Tevekkeli gibi köylerden düz araziye inerek harman yerlerinde çalışan köylülere güç kazanmaları için bu yemek yedirilirdi.
Pıtpıt lepesi, bulamaç, karsambaç, tarhana kavurması, pekmez, zortlatma, kabak kabuğu kavurması, mercimek lepesi, teh dürümü, kömbe, kepek yufkası, bulgur unu ekmeği, kırma tatlısı, harmanda paklov gibi yemeklerimiz zor dönemlerin kurtarıcı yemekleri arasındadır.
Bugün bağımsız, özgür, hür ve tok olduğumuz çok değerli günlerimizde bütün bunları unutmayalım.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER