Onikişubat ilçesinde sabahın ilk ışıklarıyla birlikte başlayan hareketlilik, gece geç saatlere kadar dinmiyor. 2026 yılı itibarıyla belediyenin hayata geçirdiği “Akıllı Yürüyüş Parkurları” ve her mahalleye yayılan “Semt Spor Kompleksleri”, ilçeyi dev bir spor sahasına çevirdi. Özellikle Yatılı Bölge, Tekerek ve Boğaziçi aksındaki yürüyüş yolları, sadece kalori yakmak için değil, sosyalleşmek için de şehrin yeni buluşma noktası.
“Kulaklığımı Takıp Şehri Adımlıyorum”
Tekerek Yolu üzerindeki geniş yürüyüş parkurunda ter atan 28 yaşındaki yazılımcı Caner ile konuştuk:
“Eskiden spor salonuna tıkılırdık. Şimdi Onikişubat’ın bu geniş kaldırımları ve ışıklandırılmış parkurları varken kapalı alana girmek istemiyorum. Akşam iş çıkışı kulaklığımı takıp 10 bin adım atmadan eve gitmiyorum. Şehir artık bize yürüme alanı tanıyor, bu lüksü değerlendiriyoruz.”
Emekli hemşire Fatma Hanım (54) ise mahalle aralarındaki spor aletlerine dikkat çekiyor:
“Bizim hanımlar arasında artık ‘gün’ yapmak yerine ‘yürüyüş’ yapmak moda oldu. Parklardaki yeni nesil spor aletleri çok daha kullanışlı. Diz ağrılarım vardı, her sabah burada hafif tempoda çalışmak bana ilaç gibi geldi. Onikişubat sporla gençleşiyor.”
Betonun İçinde Yeşil Bir “Koşu Bandı”
2026 şehir planlama verileri, Onikişubat’ta kişi başına düşen aktif spor alanının geçtiğimiz yıla oranla %18 arttığını gösteriyor. Bisiklet yollarının yürüyüş parkurlarıyla entegre edilmesi, ilçede “mikro hareketlilik” kavramını güçlendirdi. Analizler; spor alanlarına yakın konutların değerinin, sadece manzara odaklı konutlara göre %15 daha hızlı arttığını kanıtlıyor. Vatandaş artık ev alırken “Yürüyüş yoluna yakın mı?” sorusunu kriter listesinin başına koyuyor.
“Işıklandırma ve Güvenlik Çok Önemli”
Kılavuzlu Mesire Alanı’ndaki parkurda dinlenen bir gruptan Selim Bey, beklentilerini şöyle dile getiriyor:
“Parkurlar çok güzel ancak bazı noktalarda ışıklandırmanın daha da artması gece sporunu daha güvenli kılar.
“Hareketli Şehir, Sağlıklı Gelecek”
Onikişubat’taki bu spor seferberliğinin uzun vadede şehrin sağlık harcamalarını düşüreceğini öngörüyor. “Yürünebilir şehir” tasarımı, sadece fiziksel sağlığı değil, deprem sonrası rehabilitasyon sürecinde psikolojik dayanıklılığı da artırıyor.

