Bu olayların büyük bölümünü ise 60 vakayla sel ve şiddetli yağış oluşturdu. Uzmanlar, özellikle kısa süreli ama yoğun yağışların şehirlerde ciddi su baskınlarına yol açtığını vurguluyor.
Sel ve Şiddetli Yağış İlk Sırada Yer Aldı
Nisan ayında yaşanan 148 ekstrem hava olayının 60’ının sel ve taşkın olması, iklim değişikliğinin etkilerini bir kez daha gündeme taşıdı. Özellikle Kahramanmaraş, Gaziantep, Şanlıurfa ve Samsun gibi illerde etkili olan sağanak yağışlar, hayatı olumsuz etkiledi.
Kısa sürede düşen yüksek miktardaki yağış, altyapı yetersizliklerini de ortaya çıkarırken, birçok bölgede taşkın ve su baskınları meydana geldi.
Dolu ve Heyelan İkinci Sırada
Meteorolojik olaylar arasında 25’er vakayla dolu yağışı ve heyelan ikinci sırada yer aldı. Tarım alanlarında ciddi hasara yol açan dolu yağışları, özellikle üreticileri zor durumda bıraktı.
Heyelan olayları ise daha çok eğimli arazilerde etkili olurken, ulaşımda aksamalara neden oldu.

Fırtına ve Diğer Olaylar Dikkat Çekti
Nisan ayında 17 fırtına olayı kayıtlara geçerken, bunun dışında 7 kuvvetli kar, 4 yıldırım düşmesi, 4 don, 4 çığ ve 2 hortum olayı da raporlara yansıdı. Bu tablo, Türkiye’de aynı ay içinde çok farklı meteorolojik risklerin bir arada yaşandığını ortaya koydu.
İklim Verileri Endişe Veriyor
2025 yılı verileri de dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor. Geçen yıl Türkiye genelinde toplam 1011 ekstrem meteorolojik olay yaşanırken, ortalama sıcaklık 15,1 derece ile uzun yıllar ortalamasının üzerine çıktı.
Aynı dönemde yağış miktarının da ortalamanın yüzde 27,6 altında kalması, kuraklık ve ani yağış dengesizliğinin arttığını gösteriyor.

Uzmanlardan Kritik Uyarı
Uzmanlar, artan ekstrem hava olaylarının şehir planlaması ve altyapı yatırımlarının yeniden gözden geçirilmesini zorunlu kıldığını belirtiyor. Özellikle ani yağışlara karşı erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi ve riskli bölgelerde önlemlerin artırılması gerektiği ifade ediliyor.
Türkiye’de meteorolojik risklerin giderek çeşitlenmesi, hem vatandaşlar hem de yerel yönetimler için yeni bir hazırlık sürecini zorunlu hale getiriyor.
