Dünyanın gözü önünde, İsrail’in Filistin’de sürdürdüğü zulmü görüp de içi sızlamayan var mı?
Elbette yoktur… ya da ben öyle düşünmek istiyorum.
Kahramanmaraş’ta düzenlenen “Maraş Boykot Nöbeti” etkinlikleri, Filistin davasına destek olmak ve İsrail’e yönelik boykot bilincini artırmak amacıyla gerçekleştiriliyor.
Temel hedef, toplumun bu konuda bilinçlenmesini sağlamak.
“Filistin İçin Birleşme Konferansı” kapsamında dün yapılan toplantı için birkaç davet aldım.
Açıkçası ciddi ve samimi bir ortam beklentisiyle, ekibimizle birlikte toplantıya katıldık.
Sitemiz sahibi Şükrü Nalkesen, sorumlu müdürümüz İlker Yiyen ve muhabirimiz Yaşar kbayır ile birlikte, belirtilen saatten önce toplantı yerindeydik.
Ancak toplantı, ilan edilen saatte başlamadı.
Beklemeye başladık… ve bekledik.
Global Sumud Filosu, Maraş Boykot Nöbeti ve Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen bu toplantının samimi olmadığı yönünde bir hisse kapıldım.
Ne yazık ki bu hissimde yanılmadığımı da kısa sürede gördüm.
Uzun süre bekledik. Görüntü alınması istenmedi. Toplantıya katılanlar kendilerini tanıtmadı. Şeffaflıktan uzak, kapalı bir ortam hakimdi.
Zaten çok da kalmadık. Dört kişi olarak katıldığımız toplantıyı terk ettik.
Bizden sonra da ayrılanların olduğunu öğrendik.
Toplantıya dair paylaşılan notlarda ise şu ifadeler yer alıyordu:
Sumud Türkiye’nin, Avrasya özgürlük ve “sumud” (direniş/dayanıklılık) ruhuyla boykotun kalıcı hale getirilmesini amaçladığı,
Filistin davasına dair farkındalığı artırmak ve boykot bilincini sürekli kılmak için çalışmalar yürütüleceği,
Maraş Boykot Nöbeti kurucusu Betül Kırmacı’nın da yer aldığı bu oluşumun birlik ve beraberlik mesajları verdiği,
İsrail politikalarına karşı insani ve ekonomik bir duruş sergilenmek istendiği…
Elbette bu hedefler kıymetlidir.
Ancak bu tür toplantıların, ifade edilen amaçlarla örtüşmesi; samimi, şeffaf ve katılımcı bir şekilde yürütülmesi gerekir.
Çünkü Filistin davası, şekil değil; öz meselesidir.

YORUMLAR