TMMOB Osmaniye Temsilcisi Mimar Halise Şen:”Hocamız Prof.Dr. Şengül Öymen Gür ise,farklı bir yol izliyor; mimari mekânın evriminin kuramsal aşamalarını göz önünde bulundurarak ve merkezi tarihe ülke bazında ekler yaparak klişeleşmiş mimarlık tarihinin kapsama alanını genişletiyor. Mimarlık tarihine hep bir tasarımcı gözüyle bakıyor. Böylece mimarlık tarihi ve kuramı, mekân örgütlenmesi ve örgütlenmenin biçimsel araçları üzerinden yeniden okunuyor” dedi.
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Osmaniye Temsilciliği tarafından İstek Okulları Konferans Salonunda düzenlenen konferansta konuşan İstanbul Beykent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şengül Öymen Gür, slayt gösterimi eşliğinde “Mimari Tasarımı Tarih Üzerinden Okumak” konusunu görüntülerle anlattı.
TMMOB Osmaniye Temsilcisi Mimar Halise Şen, yaptığı açılış konuşmasında, kendilerini kırmayarak Osmaniye’ye geldiği için üniversiteden hocası olan ve 33 yıl sonra ilk defa karşılaştığı Prof. Dr. Şengül Öymen Gür’e ve mimarlar ile katılımcılara teşekkür etti. Başkan Şen, “Modern ve Modern Sonrası Mimarlığın üst okuması siyasi, ekonomik, etik, lengüistik, semantik, estetik ve olgusal açılardan yapılabilirdi.
Hocamız Prof.Dr. Şengül Öymen Gür ise,farklı bir yol izliyor; mimari mekânın evriminin kuramsal aşamalarını göz önünde bulundurarak ve merkezi tarihe ülke bazında ekler yaparak klişeleşmiş mimarlık tarihinin kapsama alanını genişletiyor. Mimarlık tarihine hep bir tasarımcı gözüyle bakıyor. Böylece mimarlık tarihi ve kuramı, mekân örgütlenmesi ve örgütlenmenin biçimsel araçları üzerinden yeniden okunuyor” dedi.
DEĞİŞMEYEN TEK ŞEY DEĞİŞİMİN KENDİSİDİR
Uzun yıllar TMMOB Mimarlar Odası Merkez Yayın Kurulu Üyeliği ve Dış İlişkiler Komisyonu Üyeliği görevlerini üstlenen, akademik çalışmalarının yanı sıra bölge kültürüne deçeşitli konferans, panel, TV-radyo programları ve yayınlarıyla destek vermiş, köşe yazıları da yazmış olan Prof. Dr. Şengül Öymen Gür, yaptığı görüntülü sunumda; “Mimarlıkta yaşamsal öneme sahip olduğu düşünülen mekân örgütlenmesi boyutunda son yüzyıl taradım ve iletişimi olanaklı olan kavramları belirledim. Modern Mimarlıktan mekânları akıtmak (serbest plan), yer tanımlamak-yaratmak, yer açmak, karmaşıklık ve uyum (heterotopizm), çekirdek çözümler-odaklar yaratılması, tasarımda aksların artması ve karmaşıklaşması, doğal ışıkla oyunlar gibi kavramlar gerek dönemi anlamak ve gerekse geleceğe ışık tutmak açısından çok yararlı görüyorum.
Örgütlenme kavramlarındaki zenginleşmenin çeşitli bina türlerinde nasıl devrimlere izin verdiği açık ofisler, müzeler, kütüphaneler, yetimhaneler, üniversite yerleşkeleri, ev tipolojileri ve toplu konutlarda ortak alanların örgütlenmesi bağlamında çalışmalarımız oldu” diye konuştu.
DEĞİŞİM/AKIŞLAR (FLOWS)
Prof. Dr. Şengül Öymen Gür,tasarlanacak mekânın belirli amaçlara bir cevap olması gerektiğini belirterek, “Mekân, fiziksel konfor, jeofiziksel ve psiko-sosyal güvenlik sağlamalıdır; fonksiyon, bilişsel olarak analiz edilmeli ve hizmet eden/hizmet edilen mekânlar farklı standartlara dayalı olarak ve zamanın enerjisini kavrayacak şekilde analiz edilmelidir. İspanyol Mimar Ignasi de Solà-Morales, “TerrainVague” üzerine bir metinde: “Görevi sınırlar, düzenler ve biçimler vermek olan mimar, bu kritik alanlarda zamanın geçişi ve sınırların ortadan kalkmasıyla ortaya çıkan akışlar, enerjiler, yeni ritimler üzerinde çalışmalı, üzerindeki baskıcı ve rantiye güçleri görmezden gelmelidir.
Aydınlanma geleneğinin mükemmelliğini korumalıdır, ama bu kez planlı-yetkin olmalıdır. Form yerine güçleri, optik yerine içselleştirilmiş olanı, figüratif yerine rizomatik ve dokunsal olanı incelemelidir. Rizomatik düşünceler tarihin akışı içinde değiştiği gibi binanın asal görevine bağlı olarak değişirler. Mimari tasarıma açık görüşle yaklaşabilmek için değişim kavramını tasarım felsefemize yerleştirmeliyiz” der diye konuştu.
MEKÂNIN ÖRGÜTLENMESİ, BİNANIN TEMEL İŞLEVİ
Bütün alanda olduğu gibi mimarlık alanında da disiplinin çok önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Gür, “Mimarlık disiplininde kuram, uygulama ve üretimi tarif eden ve buradaki meydan okumaları hem belirleyen hem de onlarla belirlenen bütünleşik bir yapıya sahip organik, evrimsel bir söylemdir.
Mimari kuram ve uygulama arasındaki bu karşılıklı geri beslemeler disiplinin gelişmesinin esasını oluşturur. Herakleitos; ‘Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir” demiş.
Zaman, mekân ve olgular değişim gösterebilirler. “Kelimeler mekânın hem içindedir hem değil. Mekândan söz ederler; mekânı kapsarlar. Mekân üzerine söylem, mekânın içinde bulunan bir yerden değil, hayali ve gerçek, dolayısıyla ‘gerçeküstü’ ama yine de somut -yine de kavramsal- bir yerden gelebilecek mekânın bir hakikatini içerir.
”(H. Lefebvre)Mekân örgütlenmesi öncelikle bir mekân ögesinin yakın ve uzak çevresiyle, kendi bütünüyle ve parçalarının kendi arasında kurduğu ilişkilerin tümü ile ilgilidir. Mekânın örgütlenmesi, binanın temel işlevine ve bu işlevin anlamına bağlı olarak;a) vaziyet planı ve zemin kat planı/çevre-kent ilişkisi, katlar arası ilişkilerb) taban alanı formu, kesitin geometrisi ve strüktürel çözüm,c) iç mekânı sınırlayan tüm elemanların geometrisi ve işlevselözenekliliği, d) donatı ve ekipman düzeneği ve geometrisi,e) arkitektoniğin temel değerleri ve geometrisi, bağlantınoktalarının çözümü,f) tüm yukarıda sayılanların akışları, enerjileri, zamanın geçmesiyle ve sınırların kaybolmasıyla oluşan yeni ritimler tarafından sağlanır” dedi.
KENTSEL TASARIM VE İNSAN İLİŞKİLERİ
Mekân olmayandan mekân yaratma konusuna, kentsel tasarım-insan ilişkilerine değinen Prof.Dr. Şengül Öymen Gür, “Modern Mimari dil bir dünya dili olurken felsefe, bilim ve sanatlarda tüm disipliner kesinlikler sorgulanmaya başlandı. Köklü ve inandırıcı modern toplumsal ütopyalar parçalanıp yıldız oldu.
Kimi yıldızcıklar yeniden Modern öncesi birikimlerin küllerini eşelerken bir kısmı “yeniden bağlam” dedi. Bağlamın olgusal anlamının irdelenmesinin yanı sıra fenomenolojik örgütlenme kavramları tasarım kavramları olarak kabul gördü. Bunlar arasında ankraj, binanın yere dokunma biçimleri, düşüncenin dünya ile birbirine dolanması, bedenin mekân içindeki akışı, mekânın/zaman ilişkisi, yaşanan mekânın şiirsel potansiyeli, yerin malzemesi ve paralaks gibi kavramlar önemsendi. Tip kavramı dünü ve bugünü anlamak ve geleceği tasarlamak açısından önemlidir” diye konuştu.
MİMARLIK TARİHİNE HEP BİR TASARIMCI GÖZÜYLE BAKILIYOR
