2026 yılı bahar ayları itibarıyla Göksun’da nüfus hareketliliği şaşırtıcı bir yöne evrildi. Bir yandan yeni yapılan “Köy Tipi Afet Konutları” ile bazı mahalleler canlanırken, diğer yandan altyapı yetersizliği ve ekonomik kısıtlılıklar nedeniyle bazı bölgeler tarihindeki en büyük göç dalgasını veriyor. Göksun’un demografik yapısı, dağ köylerinden şehir merkezine ve şehir dışına doğru çift yönlü bir baskı altında.
Dağ Mahallelerinde “Beyaz Göç” Kapıda
Göksun’un yüksek rakımlı ve kışın ulaşımın güçleştiği Değirmendere, Korkmaz ve Kazandere gibi mahallelerinde genç nüfusun neredeyse tamamı rotasını şehir merkezlerine kırmış durumda. 2026 kışının sert geçmesi, bu bölgelerdeki tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin maliyetini artırınca, aileler çareyi daha ılıman iklimli veya istihdamın yüksek olduğu Onikişubat ve Dulkadiroğlu ilçelerine taşınmakta buldu.

Deprem Sonrası “Riskli Alan” Tahliyeleri
İlçe merkezinde bulunan ancak zemin yapısı veya bina stoğu nedeniyle “riskli” olarak kodlanan bazı merkezi mahallelerde de nüfus azalması dikkat çekiyor. Özellikle Köprübaşı ve Kurtuluş mahallelerinin bir kısmında yaşayan vatandaşlar, devletin sunduğu yeni rezerv alanlara veya çevre illerdeki akrabalarının yanına göç etmeyi tercih etti. Bu bölgelerdeki göçün en büyük nedeni, “güvenli konut” arayışının ekonomik kaygıların önüne geçmesi.
Eğitim ve İş Gücü Göçü: Ericek ve Çardak Hattı
Göksun’un en kalabalık yerleşim yerlerinden olan Ericek ve Çardak gibi mahallelerde ise göçün sebebi farklı. 2026 yılında eğitim olanaklarının merkezileşmesi ve tarımsal sanayi tesislerinin Göksun-Kayseri yolu üzerine kayması, bu mahallelerdeki üretken nüfusu “yer değiştirmeye” zorladı. Gençlerin büyük bir kısmı mevsimlik işçi olarak değil, kalıcı çalışan olarak büyükşehirlerin sanayi bölgelerine göç verdi.
Gidenlerin Yerine Kimse Gelmiyor mu?
Göksun’daki durum tam bir “boşalan kovan” etkisi yaratıyor. Giden nüfusun büyük bir kısmını 18-35 yaş arası üretken gençler oluştururken, mahallelerde kalan nüfus ağırlıklı olarak emekli ve yaşlı vatandaşlardan oluşuyor. Bu durum, Göksun’un kırsal mahallelerinde “hayalet köy” riskini de beraberinde getiriyor.
