AKİF ARSLAN yazıyor
Bu memlekette hayat, büyük laflarla değil küçük hikâyelerle değişir.
Bir sokak başında, bir çay ocağında, bir selamda başlar her şey.
Ben senden önce…
Bu şehrin alışılmış düzeninin içindeydim.
Sabah aynı yüzler, akşam aynı sohbetler…
Esnafın derdi belli, vatandaşın yükü ağır ama sesi kısık.
Her şey yerli yerinde görünür ama aslında hiçbir şey tam değildir.
Sonra sen çıktın karşıma.
Bir insanın gelişiyle şehir değişir mi?
Bu memlekette değişir.
Çünkü bazen bir kişi, bir mahallenin umudu olur.
Bir cümle kurar, yıllardır söylenemeyeni dillendirir.
Bir adım atar, başkalarına yol açar.
Gazetecilikte yıllar bana şunu öğretti:
Haber dediğin sadece olanı yazmak değildir, olması gerekeni de hatırlatmaktır.
Sen, bu şehirde unutulanı hatırlattın.
Belki bir hizmetle, belki bir duruşla, belki de sadece “ben buradayım” diyerek…
Şimdi dönüp baktığımda mesele şu: ben senden önce neydim, o kadar önemli değil.
Asıl soru şu; bu şehir senden sonra ne olacak?
Çünkü bu topraklar çok şey gördü.
Gelip geçenleri de, iz bırakanları da…
Bazıları gelir, kalabalığa karışır gider.
Bazıları ise giderken bile konuşulmaya devam eder.
Yerel gazetecilik biraz da bunun kaydını tutmaktır.
Kim geldi, ne yaptı, ne bıraktı…
Ben senden sonra şunu yazıyorum:
Bu şehirde değişim zor başlar, ama başladığında durmaz.
Yeter ki gerçekten isteyen biri çıksın.
Yeter ki söz, lafta kalmasın.

YORUMLAR