Doğanın canlanması ve sıcaklıkların artmasıyla birlikte Andırınlı üreticiler, sabahın erken saatlerinden itibaren tarlaların ve dağların yolunu tutuyor. Yüksek kesimlerdeki zengin bitki örtüsü hem hayvancılık yapan köylüler için kışlık yem hazırlığı anlamına geliyor hem de bölgenin dünyaca ünlü endemik lezzetlerinden biri olan salebin hasadını müjdeliyor.
Tırpan Sesleri Dağlarda Yankılanıyor
Hayvancılıkla geçinen köylüler, kış aylarında hayvanlarının yem ihtiyacını karşılamak amacıyla dik yamaçlarda ot biçme mesaisine başladı. Engebeli arazi şartları nedeniyle modern tarım aletlerinin giremediği alanlarda, köylüler geleneksel yöntem olan tırpan ile ot biçiyor. Kavurucu sıcağın altında saatlerce tırpan sallayan üreticiler, binbir emekle biçtikleri otları kuruttuktan sonra kış ayları için istifliyor.
Dağlardan Toplanan “Beyaz Altın” Kazanlarda Kaynıyor
Andırın’ın dağlık bölgelerinde binbir güçlükle toprak altından çıkarılan ve yüksek ekonomik değeri nedeniyle köylüler tarafından “beyaz altın” olarak nitelendirilen yaban mersini aromalı dağ salebi (orkide yumruları) için de ocaklar yakıldı.
Topraktan tek tek sökülen salep yumruları, yıkanıp temizlendikten sonra büyük kazanlarda kaynatılıyor. Geleneksel yöntemlerle, odun ateşinde saatlerce kaynatılan salepler, daha sonra kurutulma aşamasına alınıyor. Kurutulan yumrular öğütülerek hem kış aylarının vazgeçilmez sıcak içeceğine hem de ünlü Maraş dondurmasının ham maddesine dönüşüyor.
“Hem Ekmeğimizi Kazanıyoruz Hem Geleneği Yaşatıyoruz”
Andırınlı köylüler, yaptıkları işin oldukça zahmetli olduğunu belirterek, “Yaz dönemi bizim için dur durak bilmeden çalışmak demek. Bir yandan hayvanlarımızın kışlık otunu hazırlıyoruz, diğer yandan dağlardan topladığımız salepleri kazanlarda kaynatıp satışa hazır hale getiriyoruz. Zor ama atalarımızdan kalan bu ekmek kapısını şükürle devam ettiriyoruz” dediler.
Andırın’da salep kazanlarının kaynaması ve tırpan mesaisinin yaz boyunca canlılığını koruması bekleniyor.

