Aile içi uyuşmazlıklarda emsal teşkil edecek bir karara imza atan Yargıtay, gelini hakkında “hırsızlık” iddiasıyla dedikodu çıkaran kayınvalideyi manevi tazminat ödemeye mahkum etti. Karar, Kahramanmaraş gibi aile bağlarının ve sosyal ilişkilerin güçlü olduğu illerde, aile içi söylemlerin hukuki sınırlarını yeniden çizdi.
Edinilen bilgiye göre olay, bir kayınvalidenin evindeki altınların kaybolmasından gelinini sorumlu tutması ve bu iddiayı somut bir delil olmaksızın yakın çevresiyle paylaşması üzerine yargıya taşındı. Gelinine yönelik “hırsızlık” ithamında bulunan kayınvalide hakkında açılan tazminat davasında, yerel mahkemenin verdiği karar Yargıtay tarafından onandı.
“Kişilik Haklarına Saldırı” Sayıldı
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, dosya üzerindeki incelemesini tamamlayarak, bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığını zedeleyecek mahiyetteki asılsız söylemlerin “kişilik haklarına saldırı” olduğuna dikkat çekti. Kararda, herhangi bir suç isnadının ispatlanmadan toplum içinde dile getirilmesinin hukuka aykırı olduğu ve mağdur tarafın manevi zarara uğratıldığı vurgulandı.
Kahramanmaraşlı Hukukçulardan “İspat” Uyarısı
Kararı değerlendiren hukukçular, özellikle Kahramanmaraş gibi sosyal etkileşimin ve aileler arası görüşmelerin yoğun olduğu şehirlerde, “duyuma dayalı” suçlamaların ağır bedelleri olabileceğini belirtti. Uzmanlar, “Bu karar, sadece gelin-kaynana arasındaki tartışmaları değil, toplumun genelindeki tüm asılsız ithamları kapsıyor. Bir kişiye yönelik ‘hırsız’ ya da benzeri bir suçlama, ispatlanamadığı takdirde ağır tazminat yükümlülükleri doğuracaktır” ifadelerini kullandı.
Emsal Karar: Sosyal Çevredeki Söylemlere Dikkat
Hukuki çevrelerce “emsal” olarak nitelendirilen bu karar ile birlikte:
-Aile içi tartışmalarda kullanılan dilin hukuki sonuçlar doğurabileceği,
-Somut delil olmaksızın yapılan suçlamaların “iftira” ve “kişilik haklarına saldırı” kapsamına girdiği,
-Üçüncü şahıslarla paylaşılan aile içi sırların veya iddiaların tazminat davasına konu olabileceği kesinleşmiş oldu.
Kahramanmaraş’ta özellikle mahalle kültürü ve geniş aile yapısı içinde sıkça karşılaşılan “gelin-kaynana” tartışmalarının, bu karardan sonra yargı koridorlarında daha fazla yer bulması bekleniyor.
