Halk arasında “dağ pırasası” olarak bilinen çiriş otu, Mart ve Nisan aylarında kendiliğinden yetişiyor. Göksunlu vatandaşlar, çoğu zaman zorlu ve tehlikeli arazilerde saatler süren yürüyüşlerle bu bitkiyi topluyor. Kayalık yamaçlarda yapılan hasat, adeta emek ve sabır gerektiren bir mesaiye dönüşüyor.
TEZGÂHLARDA YOĞUN İLGİ GÖRÜYOR
Toplanan çirişler, ilçe pazarlarında yerini alırken fiyatların 2026 itibarıyla 100 ile 300 TL arasında değiştiği görülüyor. Tazeliği ve doğal oluşu nedeniyle büyük ilgi gören ürün, kısa sürede tükeniyor. Özellikle çevre ilçelerden gelen vatandaşlar da Göksun çirişine yoğun talep gösteriyor.
YÖRESEL MUTFAĞIN VAZGEÇİLMEZİ
Göksun mutfağında önemli bir yere sahip olan çiriş otu; çiriş yemeği, çirişli pilav ve çiriş böreği gibi geleneksel lezzetlerde kullanılıyor. Bölge halkı için sadece bir ot değil, aynı zamanda kültürel bir miras olarak görülüyor.
“DOĞAL ŞİFA KAYNAĞI” OLARAK BİLİNİYOR
Yöre halkı, çiriş otunun sağlık açısından da birçok faydası olduğuna inanıyor. Doğal antibiyotik özelliğiyle bilinen bitkinin, bağışıklık sistemini güçlendirdiği, lif ve vitamin açısından zengin olduğu ifade ediliyor.
KIRSALDA EKONOMİYE CAN SUYU
Göksun’da özellikle kırsal mahallelerde yaşayan vatandaşlar için çiriş otu, ilkbahar aylarında önemli bir gelir kapısı haline geliyor. Toplanan ürünlerin pazarda satılmasıyla aile bütçesine katkı sağlanıyor.
Baharın habercisi olarak görülen çiriş otu, Göksun’un dağlarından sofralara uzanan yolculuğunda hem doğanın cömertliğini hem de emeğin değerini bir kez daha gözler önüne seriyor.
