Türkiye’de sosyal devlet anlayışını ve dijital güvenlik duvarlarını kökten değiştiren dev paket, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Milyonlarca çalışan anneyi sevindiren “24 hafta doğum izni” müjdesinin yanı sıra, çocukları internetin karanlık dehlizlerinden koruyacak olan “15 yaş sınırı” sosyal medya platformları için yeni bir dönemi başlatıyor. Aile yapısını güçlendirmeyi hedefleyen bu tarihi düzenleme, sadece çalışan haklarını değil, oyun platformlarından sosyal hizmetlere kadar geniş bir yelpazede disiplin getiriyor. İşte hayatımızı değiştirecek o kanunun tüm detayları…
Çalışan Annelerin Beklediği Müjde: Doğum İzni 24 Haftaya Çıktı
Yeni yasayla birlikte, özellikle çalışan kadınların kariyer ve aile hayatı arasındaki dengeyi kurabilmesi adına devrim niteliğinde bir adım atıldı. Devlet Memurları Kanunu ve İş Kanunu’nda yapılan değişiklikle, daha önce toplam 16 hafta olan ücretli doğum izni süresi 24 haftaya (6 ay) yükseltildi. Bu düzenleme, annelerin bebekleriyle daha uzun süre vakit geçirmesine olanak tanırken, babalar da unutulmadı. İşçi statüsündeki babaların 5 günlük doğum izni 10 güne çıkarılarak memurlarla eşitlendi. “Güçlü aile, güçlü toplum” sloganıyla hayata geçen bu madde, koruyucu aileleri de kapsayacak şekilde genişletilerek sosyal güvencesi olmayan koruyucu anne ve babaların sigorta primlerinin devlet tarafından ödenmesini hükme bağladı.
Sosyal Medyada 15 Yaş Barajı: Yaş Doğrulamayan Yandı
Dijital dünyanın çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerini minimize etmeyi amaçlayan yasa, sosyal ağ sağlayıcılarına çok sert yükümlülükler getiriyor. Artık Türkiye’de 15 yaşını doldurmamış çocukların sosyal medya hesabı açması ve bu hizmetlerden yararlanması yasaklandı. Platformlar, kullanıcıların yaşını doğrulamak için teknik altyapı kurmak ve BTK tarafından talep edilen verileri 15 gün içinde sunmak zorunda kalacak. Özellikle günlük erişimi 100 bini aşan yurt dışı merkezli oyun platformlarının Türkiye’de temsilci bulundurma zorunluluğu, dijital ortamdaki denetimsizliğe son vermeyi hedefliyor. Bu düzenleme, siber zorbalık ve çocuk istismarı gibi dijital risklere karşı kalkan görevi görecek.
