Kahramanmaraş’ın doğasıyla büyüleyen ilçesi Andırın, bugünlerde futbol sahalarından gelen tezahürat seslerine değil, yerini derin bir sessizliğe bırakmış durumda. Bir zamanlar Bölgesel Amatör Lig (BAL) sahalarında “harikalar yaratan”, 2. Amatör Küme’den başlayıp başarı basamaklarını azimle tırmanan Andırın Yeşildağ Spor, bugün sadece bir anı olarak hafızalarda yaşıyor.
Başarının Mimarı ve “Sahipsiz” Kalış
Yaklaşık 4-5 yıl önce, Andırınlı sporseverlerin büyük bir coşkuyla takip ettiği bu hikayenin başrolünde, kulübü yoktan var eden dönemin başkanı Altan Özer vardı. Özer’in üstün gayretleri, vizyonu ve şahsi fedakarlıklarıyla küçük bir amatör takımdan BAL Ligi’nin dikkat çeken bir ekibine dönüşen Andırın Yeşildağ Spor, ilçenin adını sporda gururla duyuruyordu.
Ancak başarı, ne yazık ki arkasında sürdürülebilir bir yapı bırakamadı. Altan Özer’in, kulübün üzerindeki yükü tek başına taşımaktan yorularak görevini bırakması, bir devrin sonunu getirdi. Özer’in ayrılışıyla birlikte, takımın ihtiyaç duyduğu kurumsal sahiplenme ve maddi/manevi destek bir anda kesildi.
Neden Sahip Çıkılmıyor?
Andırınlılar bugün haklı bir sitem içerisinde: “Neden bir ilçenin tek temsilcisine sahip çıkılmıyor?”
Bu sorunun cevabı, Anadolu futbolundaki pek çok yerel kulübün yaşadığı kronik sorunlarla paralellik gösteriyor:
Destek Eksikliği: Kulüplerin sadece kişilere bağımlı kalması, o kişi elini çektiğinde kulübün kapanmasına neden oluyor. Yerel yönetim ve iş dünyasının takıma “kurumsal” bir çatıda sahip çıkamaması, en büyük eksiklik olarak görülüyor.
Finansal Sürdürülebilirlik: Amatör liglerde takımların ayakta kalması, yalnızca tutkuyla değil, düzenli bir bütçe yönetimiyle mümkün. Ancak Andırın Yeşildağ Spor’un hikayesinde olduğu gibi, kaynakların kurumsallaştırılamaması takımı sahipsiz bıraktı.
Spora Olan İlginin Dağılması: İlçedeki sportif faaliyetlerin bir çatı altında toplanamaması, gençlerin ve spor camiasının enerjisini başka yönlere kaydırıyor.
Bir Dönemin Sonu mu, Yeni Bir Başlangıç mı?
Andırın Yeşildağ Spor’un sahalardan çekilmesi, sadece bir futbol takımının kapanması değil; bir ilçenin ortak heyecanının ve sosyal birleştirici gücünün yok olması anlamına geliyor. Gençlerin sporla buluştuğu, ilçenin pazar günlerini renklendiren o eski ruh, bugün Andırınlıların en büyük özlemi.
Kulübün sahipsiz bırakılması, aslında bir ilçenin potansiyeline sahip çıkılmaması demek. Şimdilerde herkes aynı soruyu soruyor: Andırın’ın yeniden ayağa kalkması ve o eski coşkulu günlerine dönmesi için bir “Altan Özer” daha mı beklenmeli, yoksa bu sefer sorumluluğu tüm ilçe mi üstlenmeli?
Andırın, yeşil sahalardaki sessizliğini bozacak o ilk adımı bekliyor.

