Sığınacak Liman Kalmadı!, Sessiz Sınıflar ve Beklenen Güven!

Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’dan yaşanan olaylar, sokakların nabzını bir anda değiştirdi. Şehirde bir süredir hakim olan o ağır hava, bugün yerini derin bir endişeye ve ne yazık ki en çok da çocuklarımızı etkileyen bir belirsizliğe bıraktı. Dün cıvıl cıvıl olan okul bahçeleri, bugün adeta birer “sessizlik adasına” dönüştü. Normal şartlarda her türlü fırtınada sığınılacak “en güvenli […]

Sığınacak Liman Kalmadı!, Sessiz Sınıflar ve Beklenen Güven!

Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’dan yaşanan olaylar, sokakların nabzını bir anda değiştirdi.

Şehirde bir süredir hakim olan o ağır hava, bugün yerini derin bir endişeye ve ne yazık ki en çok da çocuklarımızı etkileyen bir belirsizliğe bıraktı.

Dün cıvıl cıvıl olan okul bahçeleri, bugün adeta birer “sessizlik adasına” dönüştü.

Normal şartlarda her türlü fırtınada sığınılacak “en güvenli liman” olarak gördüğümüz okullarımız, bu kez velilerin o meşhur güven testinden geçemedi.

Anne ve babaların zihninde yankılanan o korkunç soru: “Sıra bize mi geliyor?”

İster İstemez Aile tedirgin…

Ben’im 3 Erkek Çocuğunm var, Olay Esnasında Olayın Olduğu Okula yaklaşık 2 Km var…

Eşim Benni arıyor ve ‘İlker, Mehmet’i Okuldan alda Eve Gel’…

Mehmet Umut Benim Büyük Erkek evlat, Kahramanmaraş Anadolu Erkek İmam Hatip Lisesi öğrencisi…

Nasıl bir psikoloji ise aradık mesafe göze yakın…

Bizde bu huzursuzluk varsa o Okuldaki ya da çevredekiler nasıl Huzursuzdur şimdi?..

Eğitim hayatının durma noktasına gelmesi, bir toplum için alarm zillerinin çalması demektir. Velilerin çocuklarını okula göndermeme kararı, sadece bir güvenlik endişesi değil; toplumsal huzura duyulan ihtiyacın en somut haykırışıdır.

Okul sıralarının boş kalması, bir şehrin geleceğe dair umutlarının evlere hapsedilmesi anlamına gelir. Ancak bu noktada, karanlığın içinden yükselen somut bir adım, sağduyu adına umut veriyor.

Yıllar öncesinde ben okula giderkende Mavi Üniformalı Polisler beklerdi Kapıları…

Şimdi eskiye döndük ve dönmeliyizde…

Sokaktaki huzursuzluğu dindirmek ve o boş kalan sınıfları yeniden doldurmak adına atılan en kritik adım, her okul kapısına iki polis memurunun görevlendirilmesi kararı oldu.

Bu sadece fiziki bir koruma değil, aynı zamanda devletin “Buradayım ve yanınızdayım” deme biçimidir.

Okul çevresindeki her türlü olumsuz odak için bu varlık net bir engel olacağı düşüncesindeyim. Kapıda üniformalı personeli gören bir anne için okul, yeniden o “güvenli liman” kimliğini kazanmaya başlayacaktır.

Polisin varlığı, çocukların kendilerini tehdit altında değil, koruma altında hissetmelerini sağlayacak psikolojik bir kalkandır.

Evet, bugün sınıflar boş olabilir; ancak bu sessizliği bozacak olan şey yine el birliğiyle tesis edilecek güvendir.

Emniyet güçlerimizin okul kapılarındaki bu nöbeti, sadece bir güvenlik önlemi değil; sosyal hayatın normale dönmesi için atılmış bir köprüdür.

Maalesef Kahramanmaraş son yıllarda Pandemi deprem, ekonomik daralma insanları boğdu..

Tabi şehirde “Sığınacak liman kalmadı” demek için henüz çok erken.

Aksine, o limanları daha tahkimli, daha korunaklı hale getirerek çocuklarımızı hak ettikleri o sıralara geri döndürmek hepimizin ortak sorumluluğu.

Sokaktaki tedirginlik, yerini profesyonel önlemlere ve sağduyuya bıraktıkça; Kahramanmaraş’ın okulları yeniden çocuk sesleriyle yankılanacaktır.

Şimdi vakit, kaygıya teslim olmak değil; alınan önlemlere güvenerek hayatı ve eğitimi yeniden savunma vaktidir düşüncesindeyim.

 

Exit mobile version