Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Remzi Çayır: Parti değiştirmekle Türkiye’nin ahvali değişmiyor

Gizem KARADAĞ-Ali Eren İĞDE/ANKARA,

Gizem KARADAĞ-Ali Eren İĞDE/ANKARA, – MİLLİ Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, “Türkiye bir başka seçimde de bir başka yere doğru evrilecek. Asla dosdoğru kendi saadeti, kendi mutluluğu, kendi huzuru, kendi daha iyi bir geçim kapısı için yürüyemeyecektir. Çünkü sistem buna izin vermeyecektir. Parti değiştirmekle ‘Türkiye’nin ahvali mi değişiyor’, değişmeyecek, göreceksiniz. Bu seçimin belirleyicisi geçim derdi olmuştur. Ve bir türlü bitmek bilmeyen ve gittikçe ne olacağı belirsiz geçim seçimi belirlemiştir” dedi.

Milli Yol Partisi lideri Remzi Çayır, partisinin genel merkez binasında düzenlediği basın toplantısında konuştu. Çayır, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçim sonuçlarının milletin verdiği bir karar olduğunu söyleyerek, “Demokrasi bunun gereğidir, demokrasi böyledir ve millet idaresi esastır. Millet ne derse herkes başını üzerine koyacak ve kabul edecektir. Biz de hayal kırıklığımıza rağmen bir türlü halkın ve milletin bizi anlamadığı gerçeğini bir şekilde içimizde tutarak çünkü çok şey söylemeye çalıştık. Çok şey ifade etmeye çalıştık. Ama sesimiz kısık kaldı. Ana medya hemen hemen bizi hiç görmedi. Evet belki oyun arenasında önde olanlar vardı. Kalabalıklar vardı. Sözü daha çok çıkanlar vardı ama doğruluk ve yani öz anlamda söylediklerimiz gerçekten bu toplumun istikbali açısından olmazsa olmazıydı. Çarenin ve gerçeğin ta kendisiydi. 31 Mart yerel seçimlerinde AK Parti’nin kaybeden Cumhuriyet Halk Partisi’nde kazanan olduğu gerçeği ortadadır. Ama ‘neden kaybetti’ sorusu sadece öfkeyle ve içinde bulunduğumuz ekonomik şartlar ve masal siyaseti de izah edilebilir. İktidarın şu an Türkiye’yi getirdiği yer bir umutsuzluk çukuru oldu. Umutsuzluk çukurundan çıkmaya çalışan halkımız en yakın gördüğü partiye yönelme yaptı. Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu başarısında bazı kendi içlerinde yol katetmeleri var ama ben çok net söylüyorum. Cumhuriyet Halk Partisi’ni dindarlarla, milliyetçilerle ve farklı kesimlerle buluşturan kişi Kemal Kılıçdaroğlu’dur. Kemal Kılıçdaroğlu Cumhuriyet Halk Partisi’nin normalleştirmeye çalıştı. Büyük bir çaba sarf etti. Daha önce Cumhuriyet Halk Partisi’ne dindarlardan, muhafazakarlardan, milliyetçilerden oy gitme şansı yok iken ve hatta günah sayılırken toplumda böyle bir algı varken yani Cumhuriyet Halk Partisi’ne sıradan bir dindarın, muhafazakarın oy vermesinin bir günah, bir ayıp sayılan süreci bir şekilde evirdi. Eviren kişi Kemal Kılıçdaroğlu’dur” diye konuştu.

‘SÖYLEMLERİMİZ KENDİ ARKADAŞLARIMIZA BİLE ULAŞMADI’

Milli Yol Partisi’nin çıkarması gereken derslerin olduğunu söyleyen Çayır, “2,5 yıllık partiyiz. Söylemlerimiz kendi arkadaşlarımıza bile ulaşmadı. Şu anda iddia ediyorum ve söylüyorum. Beni anlayan yakınımdaki birçok arkadaşım beni anlamadığını gördüm. Niçin siyaset yaptığımızı, niçin parti kurduğumuzu bu partinin diğer partilerden ayıran temel özelliklerin, söylemlerin ne olduğunu bilmeyen birçok insana rastladım. Bu bizim eksikliğimiz, yanlışımız. Bu eksikliği ve yanlışı gidermediğimiz müddetçe ana kadroyu, ana unsuru, ili ilçesi ve genel merkezi ile birlikte aynı yöne dönmediğimiz müddetçe söylediğimiz çıkış sebeplerimizin diyorum ki, sadece iktidar değişir, partiler değişir, sonuçlar değişmez. Yapısal değişiklik bu Türkiye’nin olmazsa olmazı, bu yapısal değişikliği görmeyen hiçbir anlayış, hiçbir iktidar Türkiye’yi iyiye götüremez. Türkiye bir başka seçimde de bir başka yere doğru evrilecek. Bir bu duvara, bir bu duvara toslayacak. Asla dosdoğru kendi saadeti, kendi mutluluğu, kendi huzuru, kendi daha iyi bir geçim kapısı için yürüyemeyecektir. Çünkü sistem buna izin vermeyecektir. Onun için dedik ki ‘sistem değişsin bir şey değişin, her şey değişin’. Yoksa parti değişsin. Parti değiştirmekle ‘Türkiye’nin ahvali mi değişiyor’, değişmeyecek, göreceksiniz. Bu seçimin belirleyicisi geçim derdi olmuştur. Ve bir türlü bitmek bilmeyen ve gittikçe ne olacağı belirsiz geçim seçimi belirlemiştir” dedi.

‘BİZE ÇOK İŞ DÜŞÜYOR’

Çayır, sözlerini şöyle sürdürdü;

“Biz bir inancın, bir fikrin, bir bakış açısının erleriyiz. Gerçekte kendimi başarılı sayıyor muyum? Asla. Çalıştık mı kısmen çalıştık. İmkânlarımız var mıydı? Yoktu. Biz sıradan partinin kasaba harcadığı bütçe kadar biz Türkiye’yi harcayamadık. Siyaset ne yazık ki, hükümranların ortaya koyduğu kurallar gereği kendini hükümran ve bu ülkenin veya bu toplumun üstünde gören o anlayış ne yazık ki siyaseti parası, gücü ve arkası olanların mesleği ve işi haline getirdi. Bize çok iş düşüyor. Eğer bu yol doğru, doğru olmadığına inansam bir dakika bile burada durmam. Eğer bilsem ki, Türkiye’yi değişime dönüşüme uğratacaklar, Türkiye’nin yapısal değişikliği neticesinde bireyin özgürlüklerini geliştirecekler, toplumdaki o dayanışmayı, toplumdaki umudu çoğaltacaklar ve borç ekonomisini yok edecekler, üretim ekonomisini her anlamda tarımda, sanayide, eğitimde bu yapıyı oluşturacaklar gözümü kırpmadan hep beraber burası daha iyidir, gücü birleştirelim deriz. Onun için biz daha çok çalışacağız. Milli Yol Partisi’nin ortaya koyduğu anlayış, güçlü birey, özgür birey, özgür toplum, borç ekonomisi değil, üretim ekonomisidir. Adalet varsa, kalkınma vardır. Liyakat varsa, zenginlik vardır, liyakat varsa gelecek vardır. ‘Farklılık, bu ülkenin birlik ve bütünlüğünün ta kendisidir’ diyen bir anlayışa bu ülkenin ihtiyacı vardır. Ben inanıyorum ülkem, milletim için ve beni yaratan için bir şeyler yapmam gerektiğine, insanlık adına, bir mücadele içerisinde olmam gerekiyor. Bunun bedelini de ödemeye ‘hazırım’ diyen insanlarla biz başarı elde edebiliriz.”

‘ÖRGÜTLE İLİŞKİSİ VARSA ONUN YERİ BELEDİYE OLMAMALI’

Çayır, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK), Van’da seçimi kazanan DEM Parti adayı Abdullah Zeydan’a mazbatanın verilmesi kararına ilişkin, “Siz adamı seçilebilir listesiyle tutmuşsunuz adaylık başvurusu da kabul etmişsiniz. Sonra diyorsunuz ki, ‘sizin ahvaliniz seçime yeterli değil’ diyorsunuz. Elbette ki PKK’yla iş tutmuş insanların asla ve asla bu ülkeye ihanet edenlerin aday olmayı bırakın, bu ülkede yasal takibe uğraması lazım. Örgütle ilişkisi varsa onun yeri belediye olmamalı. Ama siz tutmuş adama ‘senin hiçbir şeyin yok’ diyorsanız onun sonucu da sizdedir. Hukuk bunu gerektirir. Bu sebeple hukuk devleti milletin istikbalidir. Hukuk olmazsa hiçbir şey olmaz” dedi.