Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin en ağır yıkımlarından birinin yaşandığı Onikişubat ilçesindeki Penta Park Sitesi’ne ilişkin dava süreci sürerken, kamuoyunda büyük tepki çeken bir gelişme yaşandı. 1 ve 3’üncü blokların saniyeler içinde tamamen çökmesi sonucu 115 kişinin hayatını kaybettiği sitenin müteahhitlerinden Özcan Çakmak, görülen son duruşmada tahliye edildi. Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden davada tutuklu sanık Mesut Başkır’ın cezaevindeki durumu sürerken, teknik süreçte sorumluluğu bulunduğu öne sürülen Çakmak’ın serbest bırakılması, depremzede ailelerde derin bir üzüntüye yol açtı. Aynı enkazda eşi, çocukları ve toplam 9 yakınını kaybeden gazeteci Sait Bilgin ise karara tepki göstererek Adalet Bakanı’na hitaben bir mektup kaleme aldı.
“EN GÜVENLİ YAPI” DİYE TANITILMIŞTI
Penta Park Sitesi, inşa edildiği dönemde Kahramanmaraş’ın en prestijli ve “kaya zemin üzerine kurulu, en güvenli projelerden biri” olarak tanıtılmıştı. Ancak 6 Şubat sabahı yaşanan depremlerde iki blok çok kısa sürede tamamen yıkıldı. Sait Bilgin, kaleme aldığı mektupta bu duruma dikkat çekerek, müteahhitler Mesut Başkır ve Özcan Çakmak’ın projeyi uluslararası standartlarda inşa ettiklerini iddia ettiklerini hatırlattı. Bilgin ayrıca, Başkır’ın deprem sonrası Yunanistan’a kaçmaya çalışırken yakalandığını, Çakmak’ın ise mahkemede kendisini yalnızca “muhasebe görevlisi” olarak tanımladığını aktardı.
BİLİRKİŞİ RAPORLARI İHMALLERE İŞARET EDİYOR
Dosyada yer alan bilirkişi raporları, yıkımın yalnızca depremin şiddetiyle açıklanamayacağını ortaya koyuyor. Raporda, beton dayanımının oldukça düşük olduğu ve statik projede ciddi eksiklikler bulunduğu ifade edildi. Enkaz kaldırma sürecinde gözlemlerini paylaşan Sait Bilgin, “Vinçle kaldırılan beton parçaları adeta kum gibi dağılıyordu, içindeki demirler kolaylıkla ayrılıyordu” sözleriyle yaşananları anlattı. Uzmanlar da özellikle zemin kattaki kolonların projeye uygun olmadığını ve betonun yapısal açıdan zayıf olduğunu vurguladı. Sanıkların sorumluluğu farklı taraflara yöneltmesine rağmen teknik incelemeler, yapı sürecindeki hatalara dikkat çekiyor.
ENKAZ ALTINDA “SARI MONT” UMUDU
Bilgin’in mektubunda en çarpıcı bölümlerden biri ise evladını arama sürecine ilişkin ifadeler oldu. “Çocuğuma aldığım sarı montun, enkaz altında bize bir işaret olacağını düşündük” diyen Bilgin, günler süren arayışın acısını dile getirdi. Aynı binada yalnızca çocuklarını değil, kısa süre önce bir okul yaptıran kayınpederini de kaybettiğini belirten Bilgin, yaşamını yitiren 115 kişinin her birinin büyük birer değer olduğunu ve geride kalanlar için adaletin sağlanmasının bir borç olduğunu vurguladı.
KARAR TEPKİ ÇEKTİ
Davada verilen tahliye kararı, hem aileler hem de kamuoyunda büyük rahatsızlık yarattı. Özcan Çakmak’ın savunmasında sorumluluğu hayatını kaybeden ağabeyine yüklemesi, bilirkişi raporlarında yer alan teknik sorumluluk tespitleriyle çelişti. Sait Bilgin, mektubunda Adalet Bakanı’nın daha önce yaptığı “Sorumlular kim olursa olsun gereği yapılacak” yönündeki açıklamalarını hatırlatarak, sürecin titizlikle yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Aileler ise adaletin gecikmeden sağlanmasını bekliyor.

