Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ) Orman Fakültesi Orman Endüstri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Tutuş’un danışmanlığında yürütülen proje, TÜBİTAK 1007 SAVTAG programı kapsamında destek almaya hak kazandı. Proje, kimyasal harp maddelerinin (KHM) sahada anında ve güvenilir şekilde tespit edilmesini sağlayan kağıt bazlı dedektörlerin yerli ve milli imkânlarla geliştirilmesini hedefliyor.
Dört Kurumdan Güçlü Milli İş Birliği
Çalışma, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM), Gebze Teknik Üniversitesi, Marmara Üniversitesi ve Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’nin ortaklığıyla gerçekleştirilecek. Tamamen Türk bilim insanları ve mühendislerin katkısıyla şekillenen proje, “Kimyasal Harp Maddesi Nokta Tespit/Teşhisinde Kullanılan Kâğıt Dedektörlerin Yerli ve Milli İmkânlarla Geliştirilmesi” başlığını taşıyor.
Saniyeler İçinde Renk Değişimiyle Uyarı
Prof. Dr. Ahmet Tutuş, proje ile ilgili yaptığı açıklamada, kimyasal saldırı veya sızıntıların erken tespit edilmesinin insan hayatı ve çevre güvenliği açısından büyük önem taşıdığını belirtti.
Tutuş şunları söyledi: “Projemizde, belirli kimyasal harp maddelerine maruz kalındığında hızlı renk değişimiyle uyarı veren, çok kısa tepki süreli kağıt dedektörler geliştirmeyi amaçlıyoruz. Bu teknoloji, ilk müdahale ekiplerinin bireysel korunması ve operasyonel güvenliği için kritik bir ihtiyaçtır.”
Yerli Dedektörlerin Üstün Özellikleri
Geliştirilecek kağıt dedektörler, uluslararası benzerlerine kıyasla öne çıkan birçok teknik avantaja sahip olacak:
- Yüksek Seçicilik: Farklı kimyasal maddeleri birbirinden hızlı ve net şekilde ayırt edebilecek.
• Çevresel Dayanıklılık: Yüksek nem, aşırı sıcaklık ve zorlu arazi şartlarında bile sorunsuz çalışabilecek.
• Düşük Yanlış Alarm Oranı: Güvenilirliği artırmak için hata payı en aza indirilecek.
• Hızlı Tepki Süresi: Asker, polis, itfaiye ve sivil savunma ekiplerinin kimyasal tehdidi saniyeler içinde tespit etmesini sağlayacak.
Asker ve Sivil Savunma İçin Stratejik Adım
Proje tamamlandığında ortaya çıkacak sistem, Türk Silahlı Kuvvetleri, Emniyet Genel Müdürlüğü, itfaiye teşkilatı ve AFAD gibi kurumların kimyasal tehditlere karşı ihtiyaçlarını yerli teknolojiyle karşılayacak. Böylece hem müdahale süreleri kısalacak hem de olası sağlık riskleri önemli ölçüde azaltılmış olacak.
Bu çalışma, Türkiye’nin savunma sanayisinde dışa bağımlılığı azaltma ve milli teknolojileri güçlendirme hedefleri doğrultusunda atılmış önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

