İnsan hayatı gerçekten şaşkınlıklarla dolu…
Yaşadıkça görüyoruz ki bu dünyada artık “Yok artık” denilecek olayların bile bir karşılığı var.
İki insan yürürken birbirine çarpabilir…
Kimi zaman dalgınlıktan…
Kimi zaman aceleden…
Kimi zaman da kasıtlı olarak…
Karayolunda iki araç çarpışabilir…
Bunu her gün görüyoruz.
Şehir içinde, otobanda, kavşakta…
Bazen küçük bir dikkatsizlik, bazen bir saniyelik hata büyük kazalara yol açabiliyor.
Denizde gemiler çarpışabilir…
Sis olur, fırtına olur, rota şaşar…
Koskoca yük gemileri birbirine girer.
Bunları da duyduk, gördük.
Ama insan yine de gökyüzünü başka bir yere koyuyor.
Çünkü gökyüzü bizde hep güven hissi uyandırır.
Sonsuzluğu çağrıştırır.
Özgürlüğü hatırlatır.
İşte tam da bu yüzden,
“İki savaş uçağı havada çarpıştı” haberi insanın zihninde farklı bir yankı bırakıyor.
ABD’nin Idaho eyaletinde gösteri uçuşu yapan iki savaş uçağı havada çarpıştı. Neyse ki uçaklardaki dört mürettebat fırlatma koltuklarını kullanarak kurtuldu.
Şimdi bir düşünün…
Gökyüzünde kilometrelerce yükseklikte, son teknolojiyle donatılmış savaş uçakları…
Yüzlerce mühendisin emeği…
En ileri radar sistemleri…
Pilotların yıllarca aldığı eğitim…
Ve buna rağmen havada çarpışma…
Demek ki hayatın içinde hata da var, risk de var, kader de var.
Eskilerin bir sözü vardır:
“Ne oldum deme, ne olacağım de…”
İnsan gerçekten bunu yaşayarak öğreniyor.
Bugün imkânsız gibi gördüğümüz bir olay, yarın sıradan bir haber başlığı olabiliyor.
Bir zamanlar insanlar kuşların uçuşunu hayranlıkla izliyordu.
Şimdi insanlık uzaya araç gönderiyor.
Ay’a gidiyor.
Mars hesapları yapıyor.
Ama hâlâ dünyanın en gelişmiş teknolojileri bile bazen bir çarpışmayı önleyemiyor.
Bu da bize şunu gösteriyor:
İnsan ne kadar gelişirse gelişsin, hayatın sürprizleri hiçbir zaman bitmiyor.
Eskiden büyüklerimiz anlatırdı…
“Evladım, yaşa da gör…” derlerdi.
Çocuk aklıyla insan pek anlam veremezdi buna.
Ama yıllar geçtikçe o sözün ne kadar derin olduğunu anlıyoruz.
Çünkü gerçekten yaşadıkça insanın hayret listesi uzuyor.
Bir dönem cep telefonu bile hayaldi…
Şimdi cebimizden canlı yayın yapıyoruz.
Bir dönem görüntülü konuşma bilim kurgu gibiydi…
Şimdi dünyanın öbür ucuyla saniyeler içinde konuşuyoruz.
Bir dönem gökyüzünde iki savaş uçağının çarpışması ancak bir film sahnesi olurdu…
Bugün ise akşam haberlerinde birkaç dakikalık bir başlık…
Hayat bu kadar değişti işte.
Ama değişmeyen bir şey var:
İnsanın şaşırma duygusu…
Çünkü insan ne kadar teknolojiye alışırsa alışsın, bazı haberler hâlâ zihnini sarsıyor.
“Havada uçaklar çarpıştı…”
Bu cümle bile tek başına insanı düşündürmeye yetiyor.
Belki de bu yüzden büyüklerimiz şu sözü boşuna söylememiş:
“Yaşa ki neler göresin, neler duyasın…”
Gerçekten de öyle…
Bu dünyada artık hiçbir şeye “Olmaz” diyemiyoruz.
Çünkü hayat, her gün insana yeni bir şaşkınlık hazırlıyor.
Havada Uçaklar Çarpıştı!
İnsan hayatı gerçekten şaşkınlıklarla dolu… Yaşadıkça görüyoruz ki bu dünyada artık “Yok artık” denilecek olayların bile bir karşılığı var. İki insan yürürken birbirine çarpabilir… Kimi zaman dalgınlıktan… Kimi zaman aceleden… Kimi zaman da kasıtlı olarak… Karayolunda iki araç çarpışabilir… Bunu her gün görüyoruz. Şehir içinde, otobanda, kavşakta… Bazen küçük bir dikkatsizlik, bazen bir saniyelik hata […]

