Kahramanmaraş‘ta 6 Şubat felaketinde yıkılarak 35 vatandaşa mezar olan Ezgi Apartmanı’na ilişkin yargılama sürecinde karar açıklandı. Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, binanın zemin katındaki pastanenin işletmecileri olan tutuklu sanıklar S.K. ve M.P. hakkında 8 yıl hapis cezası verildi. Mahkeme heyeti, hapis cezasının süresini dikkate alarak sanıkların tahliye edilmesine karar verdi. Dosya kapsamında yargılanan bir diğer sanık E.D. ise beraat etti.
Uzun süredir adalet mücadelesi veren aileler, duruşma salonunda ve adliye sarayı önünde karara sert tepki gösterdi. Kararın ardından, enkaz altında oğlu Ahmet Can Zabun, gelini Nesibe Kaya Zabun ve torunu Asude Zabun’u yitiren acılı anne Nurgül Göksu ile mağdur ailelerin avukatı Ahmet Çabukel adliye binası önünde basın açıklaması yaptı.
“İNSAN HAYATI BU KADAR UCUZ OLMAMALI”
Acılı anne Nurgül Göksu, adliye önünde mahkemenin önünde feryat etti. Göksu mahkemenin verdiği karara şu sözlerle isyan etti:
“Bu ülkede insan hayatı bu kadar ucuz olmamalı! Olmamalı, olmamalı! Benim çocuklarım 8 gün boyunca enkazın altında kaldılar. Aç, susuz, ağlayarak hayatını kaybetti benim çocuklarım. Buradan Cumhurbaşkanım, Adalet Bakanım; kolon kesenleri bugün serbest bıraktılar, kolon kesenleri! Ben enkazda kendim kepçeyle kazdım, kolonu buldum. Kendim bulmama rağmen, iddianame olası kastla hazırlanmasına rağmen, benim çocuklarımın ölümüne sebep olanları bugün; 703 gün boyunca Ankara’da villada tatil yapan Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel’i serbest bıraktılar. Ben bugün sabaha kadar buradayım. Yapabileceğim her şeyi yaptım ya! Yaptım ya! Kolon kesenleri serbest bırakmayı kabul etmiyorum!”
“SİZİ DÜNYAYA REZİL EDERİM”
Acılı anne Nurgül Göksu, karardan dönülmesi gerektiğini ifade etti. Göksu şunları kaydetti:
“Adliyenin yetkilisi kimse, ben buradayım! Adliyenin yetkilisi gelip bu karardan dönülünceye kadar burada bekleyeceğim. Bak yemin ediyorum, 1 bidon benzin alır kendimi yakarım! Bak yemin ediyorum size, inançlı bir insanım, yemin ediyorum! Bu karardan dönülecek! 1 bidon benzin alırım, sizi de dünyaya rezil ederim! Sizi de dünyaya rezil ederim! 1 bidon benzin alırım, kendimi yakarım; o zaman görürsünüz bakalım adalet nasıl sağlanırmış! O zaman görürsünüz adalet nasıl sağlanırmış!Benim çocuklarımın adaletini sağlayın, ben başka hiçbir şey istemiyorum! 8 gün boyunca kurtarmadınız, aç, susuz orada hayatını kaybetti benim evlatlarım! Benim çocuklarımın ölümüne sebep olanları, kolon kesenleri nasıl serbest bırakırsınız ya? Ya kolon kesenleri nasıl serbest bırakırsınız? Ben sinir krizi geçireceğim, ben ne yapayım ya? Ne yapacağımı…”
“HUKUK TARİHİNİN EN BÜYÜK REZALETLERİNDEN BİRİ”
Ailelerin avukatı Ahmet Çabukel ise kararın hukuka aykırı olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu:
“Kahramanmaraş belki de hukuk tarihinin en büyük rezaletlerinden birini yaşadı! Depremde yerle bir olan Ezgi Apartmanı’nın kolonlarını kesen, tablasını kesen; bilinçli taksirden 35 kişinin öldüğü dosyada sadece 6 yıl 8 ay aldı! Türkiye Cumhuriyeti tarihinin kara bir hukuk lekesi olarak şu an tarihe geçti bu karar! Hem bilinçli taksir veriyorsun hem de 6 yıl 8 ay veriyorsun. Ne için? 35 kişinin ölümünden dolayı! 8.saniyede bina yıkılmış, kurtulan başka kimse yok, bir kişi kurtulmuş. Bu adam da niye kurtulmuş biliyor musunuz? Ev yıkılırken evin altında tadilatlar yapıldığı için binanın altında böyle dönerek yıkılmış, bu adamın üstü açıldığı için bu adam sadece sağ çıkmış. Onun dışındakilerin tamamı yatağında ölmüş, yatağında! Ben bu depremi yaşadım. 8. saniyede uyandım mı uyanmadım mı bilmiyorum, kaçıncı saniyede uyandığımı bilmiyorum. Nasıl olur bu ya? Türkiye Cumhuriyeti hukuk tarihinin en kara hukuk kararlarından bir tanesidir. Bu hukuka aykırıdır! Bu kararı veren hakim ve savcıları HSK’ya şikayet ediyoruz huzurunuzda. Çünkü bilirkişi raporunda bu insanlar yıkımdan asli kusurlu bulundu.”
“KOLON KESEBİLİRSİNİZ!”
Ahmet Çabukel, konuşmasının şu sözlerle tamamladı:
“Bu ne demek biliyor musunuz bu karar? ‘Bundan sonra Türkiye’de kolon kesebilirsiniz’ demek. ‘Bundan sonra Türkiye’de binaların altında istediğiniz gibi tadilat yapabilirsiniz’ demek. ’35 kişiyi istediğiniz gibi öldürebilirsiniz’ demek! Bilinçli taksirden 6 yıl 8 ay vererek tahliye etti ve inanılmaz bir şey; iyi hal kullandı! 720 gün firari olan ve Türkiye’nin her yerinde aranan, birilerinin ihbarı üzerine kaldıkları villada kıskıvrak yakalanan bu iki kişiye iyi hal uygulandı. Adaleti geciktirdiği için mi iyi hal uyguladınız? Ne yaptınız? Binaların altını kestiği için, 35 kişiyi öldürdüğü için mi iyi hal uyguladınız? Bu karara bir an önce bütün itirazlarımızı yapacağız. Bu karar alelacele ve hızlıca bozulacak. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kara lekelerinden biridir. Deprem dosyalarındaki en hafif kararlardan bir tanesidir. Bu Kahramanmaraş Adliyesi veriyor kararların hepsini. Ortalama verdikleri karar en düşük 14 yıl ve 22,5 yıl veriyor bilinçli taksirden. Nasıl olur da 35 kişinin öldüğü dosyada 6 yıl 8 ay karar verilip tahliye edilebilir? Bu inanılmaz bir karar!”

