Vay memleketim vay… Sokaktaki vatandaşın deyimiyle “ayakların baş olduğu”, müdürlük koltuklarının hizmet makamı olmaktan çıkıp adeta birer “arpalığa” dönüştüğü garip bir dönemden geçiyoruz. Şehir sanki parsel parsel bölünmüş; “şurası senin, burası benim” mantığıyla bir taksimat yapılmış.
En başta şunu sormak lazım: Bu şehirde mesai mefhumu kime göre işliyor? 657’ye tabi devlet memurunun mesaisi sabah 8’de başlar. Ancak gel gör ki bizim yerel “beyzadeler” kendilerini bakanlık koltuğunda sanıyorlar.
Bir müdürle görüşmek isterseniz, sanki saray muhafızlarını aşmanız gerekiyor. Kapıda bir güvenlik karşılıyor, o ikinci güvenliğe devrediyor, o da sekreteryaya bilgi veriyor… Telefon numaranız alınıyor, “Müdür Bey henüz gelmedi” veya “Randevunuz var mı?” sorgusundan geçtikten sonra boynunuz bükük geri dönüyorsunuz. Çünkü o koltuklara oturanların arkasında ya bir vekil ya da bir eski bakanın gölgesi var. Arkası sağlam olanın mesai saati de kendine göre oluyor haliyle.
Özellikle KASKİ gibi kurumların çalışma alanı dışarıda olduğu için, müdürler ne zaman sıkışsa imdatlarına o meşhur bahane yetişiyor: “Şantiyedeyim, sahadayım!” Memleketin her tarafı şantiyeye dönmüş durumda ama bu keşmekeşin içinde görevini layıkıyla yapanı ara ki bulasın. Kurumlar hizmet binasından ziyade, adeta herkesin birbirine torpilli olduğu bir “çiftliği” andırıyor.
Daha da vahimi, koca KASKİ Genel Müdürlüğü’nün, mağdur olan vatandaşın işini çözmek yerine; “Bu bizim işimiz değil, muhtar aracılığıyla şirkete gidin” diyerek topu taca atmasıdır. Bu, çözüm aramak değil, vatandaşı kapıdan kovmaktır.
Burada derdimiz bağcıyı dövmek değil, üzüm yemek. Her Kahramanmaraşlı gibi biz de memleket milliyetçisiyiz; hizmetin tam yapılmasını, vatandaşın hak ettiği değeri görmesini istiyoruz.
Büyükşehir Belediye Başkanımız Fırat Görgel’in iyi niyetinden şüphemiz yok. Ancak bazı konularda eli kolu bağlanıyor olabilir. Kardeş gözüyle baktığımız Sayın Görgel’e naçizane tavsiyemizdir: Çalışma arkadaşlarına dikkat etmeli.
Dost acı söyler ama doğruyu söyler. TBB seçimleri sürecinde yaşananları, kimlerin nasıl öne sürüldüğünü hepimiz biliyoruz. Bizimki sadece bir uyarı; çünkü bu memleket sahipsiz değil, olmamalı.

