Tarımın mekanize olmaya başladığı ilk yıllarda köylünün eli ayağı olan, buğdayı sapından ayırıp tane haline getiren bu dev makineler, modern biçerdöverlerin yaygınlaşmasıyla görevlerini tamamladı. Çığşar’ın eşsiz doğası içinde, ağaçların gölgesinde paslanmaya bırakılan bu mavi patos, bir zamanlar bölgedeki tarımsal emeğin ve bereketin en canlı şahidiydi.
Bir Dönemin “Yorulmaz” İşçisiydi
Gövdesindeki dökülen boyaları ve yılların yorgunluğunu taşıyan paslı metal aksamıyla doğaya karışmaya başlayan makine, bölge sakinlerine eski günleri hatırlatıyor. Köy meydanlarında günlerce süren harman mesailerinin, tozlu yolların ve imece usulü çalışmanın sembolü olan patoslar, artık sadece hatıralarda ve böyle orman kuytularında yaşıyor.
Teknolojinin Değişimi, Tarihin Terk Edilişi
Modern tarım tekniklerinin gelişmesiyle birlikte işlevini yitiren bu aletler, genellikle hurdaya ayrılsa da, Çığşar’daki bu örnek adeta açık hava müzesinde sergilenen bir eser gibi duruyor. Orman yürüyüşüne çıkan vatandaşlar, bu metal yığınıyla karşılaştıklarında durup geçmişteki o zahmetli ama bereketli harman günlerini yad ediyor.
Geçmişin tozunu üzerinde taşıyan bu emektar makine, Andırın’ın tarım tarihinden bir yaprak olarak doğanın kucağında sessizce çürümeye devam ederken, görenlere “Nereden nereye…” dedirtiyor.

