Kahramanmaraş’ın sanayi devlerinden Afşin-Elbistan Termik Santralleri, 2026 yılı itibarıyla bölge ekonomisinin merkezindeki yerini koruyor. Ancak bugün Afşin sokaklarında esnafın, işçinin ve çiftçinin dilinde tek bir soru var: “Santral bize ne kazandırıyor, bizden ne götürüyor?”
İşte dev santralin Afşin ekonomisindeki 360 derecelik etkisi:
İstihdamın Amiral Gemisi: Binlerce Ailenin Aş Kapısı
Afşin’de bugün hemen her evde ya santralden emekli bir amca ya da vardiya yolunu gözleyen bir genç var. 2026 verilerine göre santral ve ona bağlı maden sahaları, dolaylı yollarla birlikte ilçede 10 binden fazla kişiye ekmek kapısı olmaya devam ediyor. Özellikle yan sektörlerdeki (nakliye, yemek, güvenlik) hareketlilik, Afşin çarşısındaki yerel esnafın en büyük can suyu.
Tarım Ekonomisinde “Kül” Krizi
Madalyonun öteki yüzünde ise Afşin’in bereketli toprakları var. Yerel ziraat odaları ve çiftçiler, santralden yayılan emisyonların tarımsal verimi düşürdüğünden dertli. Eskiden tonlarca mahsul alınan tarlalarda, kükürt ve toz etkisiyle verim kaybı yaşanması, ilçenin tarım gelirlerini aşağı çekiyor. Çiftçi için santral, maalesef “kazanırken kaybetmek” anlamına geliyor.
Sağlık Maliyeti ve İş Gücü Kaybı
2026’da yayınlanan raporlar, bölgedeki hava kirliliğinin sağlık harcamalarını artırdığını ve buna bağlı olarak iş günü kayıplarının yaşandığını gösteriyor. Afşinli bir işçinin santralden aldığı maaşın bir kısmının sağlık giderlerine gitmesi, hane halkı ekonomisinde “gizli bir delik” açıyor.
Gayrimenkul ve Ticari Hareketlilik
Santralin varlığı, Afşin’de konut piyasasını her zaman diri tutuyor. Dışarıdan gelen teknik personel ve mühendislerin yarattığı kiralık konut talebi, ilçede inşaat sektörünü ayakta tutan en büyük etken. Ancak bu durum, yerel halk için kira fiyatlarının yükselmesi gibi bir yan etkiyi de beraberinde getiriyor.
“Üç Kuşak, Üç Bakış: Afşin Termik Santrali Bize Ne Diyor?” Afşin’in dev bacaları hakkında hiç bu kadar samimi konuşulmamıştı!”
Soru 1: Mehmet Amca, sen bu santralin temelinden beri içindesin. Eskiden nasıldı, şimdi nasıl? Afşin’in ekmeği gerçekten buradan mı çıkıyor?
Mehmet Amca: “Bak evladım, biz bu santralle büyüdük. Eskiden santral demek ‘devlet kapısı’ demekti. Oğlumu buradan aldığım maaşla okuttum, evimi barkımı bu dumanın gölgesinde kurdum. Ama yalan yok, eskiden ovamız daha yeşildi. Şimdi her yer toz, toprak. Eskiden ‘bacadan para akıyor’ derdik, şimdi ‘sağlığımızdan mı oluyoruz?’ diye içimiz cız ediyor. Ama kapansın desek, Afşin biter. Bizimki hem sevda hem dert.”
Soru 2: Selin Hanım, siz yeni nesil bir çalışan olarak bu “ekonomi mi, çevre mi?” ikilemine nasıl bakıyorsunuz? 2026 teknolojisi bu sorunu çözemez mi?
Mühendis Selin: “Aslında bu bir tercih değil, zorunluluk olmalı. 2026 yılındayız; filtre sistemleri, rehabilitasyon çalışmaları ve çevre yatırımları artık bir lüks değil. Evet, santral Afşin ekonomisinin kalbi, bölgedeki sanayi istihdamının %70’ini sırtlıyor. Ancak sürdürülebilir bir ekonomi için ‘yeşil dönüşüm’ şart. Biz burada sadece kömür yakmıyoruz, bir şehrin geleceğini yönetiyoruz. Teknoloji var, yeter ki yatırım önceliği çevre olsun.”
Soru 3: Ahmet Bey, çarşı esnafı olarak santralde bir arıza olduğunda veya üretim durduğunda dükkanda ne hissediliyor?
Esnaf Ahmet: “Valla kardeşim, santral hapşırsa biz burada yatağa düşüyoruz. İşçinin mesaisi kesildi mi, bizim döner tezgahı dönmüyor. Ay sonu geldiğinde o maaşlar yatmazsa Afşin çarşısı hayalet şehre döner. Ama bir yandan da şu var: Müşterilerim geliyor, ‘Ahmet abi domatesin tadı kalmadı, her yer kül’ diyor. Esnaf olarak cebimiz doluyor ama bir Afşinli olarak yarın çocuklarımız bu havayı soluyacak diye korkuyoruz. Ekonomik olarak göbeğimizden bağlıyız ama huzurumuz biraz eksik.”
SONUÇ OLARAK
Afşin ekonomisi için santral, vazgeçilmesi zor bir “zorunlu ortak” gibi. İlçe halkı 2026 yılında artık sadece “üretim” değil, “temiz üretim” istiyor. Filtre sistemlerinin tam kapasite çalışması ve yeni yatırımların çevre dostu olması, Afşin’in hem cebini hem de ciğerini rahatlatacak tek formül.

